(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 7.6.2000 tarih ve 1999/607-2000/267 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait 33 TC 544 plakalı araç ile dava dışı Ayhan Şimşek'e ait 33 B 0434 plakalı aracın 14.3.1997 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 15.12.1997 tarihinde davalı sigorta şirketi sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla müvekkili aleyhinde icra takibine giriştiğini, ödeme emrinin 26.8.1998 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, 27.8.1998 tarihinde davacının kendisine ait sigorta poliçesini icra dosyasına ibraz etmesine rağmen davalının müvekkiline ait iş yerinde haciz ve muhafaza işlemi yaparak müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 150.000.000 lira maddi, 500.000.000 lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, TTK. nun 1301. maddesi uyarınca başlatılan icra takibine davalının itiraz etmediğini, kesinleşen icra takibinden dolayı gerçekleştirilen haczin davacıya bir zarar vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket hakkında icra takibine girişen davalı sigortanın borçlu şirketin adres ve tam unvanını araştırmadan takip başlattığını, 3.9.1998 tarihinde icra takibinin kesinleşmesine rağmen 10 ay 16 gün sonra 30.7.1999 tarihinde haciz talebinde bulunduğu, bu gecikmenin makul bir izahının davalı tarafından yapılamadığı, takipten 1 yıl 7 ay 14 gün sonra tahsilat yapılmasının makul bir süre olmayıp davacı borçlunun 78.521.830 lira fazla faiz ödemesine neden olunduğunu, bundan davalının sorumlu olduğu, borcunun ödemeyen davacı aleyhinde haciz yapılarak tahsilat yapılmasında yasaya aykırı yön bulunmaması nedeniyle manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle, 78.521.830 lira maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı şirketin maliki bulunduğu aracın neden olduğu trafik kazasında davalı şirkete kasko sigortalı araç hasar görmüş ve hasar bedeli davalı sigorta şirketin tarafından sigortalısına ödenmiştir. Davalı sigorta şirketi bu ödeme ile TTK. nun 1301.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olmuştur. Kasko sigortalı aracın hasarına neden olan araç maliki olan davacı ise, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine karşı sorumludur. Davalı(alacaklı) şirket tarafından başlatılan icra takibine davacı(borçlu) itiraz etmediğinden takip kesinleşmiş ve İcra İflas Kanunu'nda yazılı süreler içerisinde işlemler yürütülmüştür.
Borcunu ödemek, borçlunun asıl görevidir. Takip dosyasına trafik sigorta poliçesini ibraz etmesi, borçluyu(davacıyı) borcundan kurtarmaz. İcra takip dosyasındaki tüm işlemler de İİK. hükümlerine uygun olduğundan, fazla faiz ödenmesine borçlunun ihmali neden olmuştur. Yasa'dan kaynaklanan haklarını kullanan alacaklı aleyhinde açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,2.028.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy