(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.1998 tarih ve 1997/845 - 1998/688 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatif ortağı olup akçalı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle girişilen takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptali ile % 40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında asıl alacağın davalı tarafından ödendiğini bildirerek davaya faiz ve icra giderleri açısından devam edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı aidat borcunu ödediğini, kooperatifçe talep edilen aylık % 10 faizin yasal dayanağının bulunmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından takipten sonra asıl alacağın ödenmiş olması nedeniyle asıl alacağa ilişkin hüküm tesisine yer olmadığına, davalının gecikme cezası, faiz ve masraflar hakkında yapmış olduğu itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, itirazın kaldırılmasına karar verilen miktar 35.000.000.-TL olduğundan 14.000.000.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava takibe yapılan itirazın İİK'nun 67 nci maddesi uyarınca iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafından davadan önce takibe konu aidat borcunun ödenmiş olması karşısında, bu miktara ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, asıl alacağa ilişkin hüküm tesisine yer olmadığına şeklinde karar tesis edilmesi doğru görülmediği gibi,
3- Kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, genel kurul kararları doğrultusunda varsa davalının gecikme faizi borcunun belirlenmesi gerekirken bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan takip talebindeki birikmiş faiz alacağına yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesi de yanlış olmuştur.
4- Öte yandan, davalının takibe yapmış olduğu itirazın 35.000.000.-TL için kaldırılmasına karar verilmekle, hüküm altına alınan miktarın gecikme faizine ilişkin olmasına nazaran, BK.'nun 104 ncü maddesine aykırı biçimde faize faiz işler mahiyette hüküm tesisi de hatalı görülmüştür.
5- Kabule göre de, dava İİK.'nun 67/1 nci maddesine istinaden açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi de hukuk tekniği açısından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) nci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy