(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.5.2000 tarih ve 1999/958-2000/436 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.12.2000 günde davacı avukatı D. Doğan ile davalı avukatı M. Akman gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, taşıma işini üstlendiği müvekkilinin vesaik mukabili ihraç ettiği malı, banka yerine doğrudan alıcısına teslim ederek, müvekkilinin mal bedelini tahsil edememesine neden olduğunu ileri sürerek, 280.900 DM. nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satışın FOB satış olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin gönderilenin taşıma sözleşmesi yaptığı dava dışı şirket aracılığı ile alıcısının talimatı doğrultusunda taşıma yaptığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gönderilen aleyhine ihracat bedelinin tahsili için Almanya'da açılan davanın beklenmesi gereği yönünden bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı vekilinin 24.5.2000 tarihli oturumda Almanya'da davayı geri aldıklarına ilişkin belge sunduğu gerekçesiyle önceki kararda belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının vesaik mukabili ihraç ettiği mal bedelinin davalı taşıyanca ilgili vesaikin alıcının muhabir bankası yerine, doğrudan alıcıya teslimi nedeniyle tahsil edilemediği savına dayalı olarak davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı taşıyanın ilgili vesaiki alıcının bankası yerine alıcıya teslim etmesinden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce (davaya konu ihraç edilen mal bedelinin tahsili için davacının şirketler grubuna dahil dava dışı S. örme ve Konf. San. A.Ş. tarafından ithalatçı firma aleyhine Alman mahkemesinde açılan dava sonucu beklenerek mükerrer tahsilata meydan verilmemesi gerektiği noktasından) bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Alman mahkemesinde açılan davanın feragat nedeniyle sonuçsuz kaldığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hamburg 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen alacak davasına ilişkin dosyanın bir kısım layiha, belge ve duruşma tutanaklarının sunulan onaylı çevirilerinden ihracat bedelinin 34.069,81 DM'lik kısmının alıcı firmaca ödendiği, kalan 281.830,19 DM. nin ise malın ayıplı olduğundan bahisle davacı tarafa ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, 10.5.2000 tarihli oturumda davadan feragat etmekle alıcının ayıplılık hali ve buna bağlı ödemezlik def'ini zımnen kabul etmiş olmaktadır. Mal bedelinin asıl sorumlusu olan alıcıya karşı talep edebilirlik, halini yitiren alacağın ilişkin bulunduğu malı taşıyan davalı yönünden varlığını ve geçerliliğini koruduğu ileri sürülemez. Bu bakımdan, alıcının malın ayıplı olması nedeniyle bir kısmının bedelini ödemeyeceği savunmasını çürütme yoluna başvurmadan, yabancı mahkemede görülen alacak davasından feragat eden davacı tarafın, taşıyana aynı taleple yönelttiği eldeki davanın da reddi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000 TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy