(818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.04.200 tarih ve 1998/2636 - 2000/408 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, ortaklıktan ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtarnameler ve ihraç kararının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif genel kurulunca birleşik faiz uygulanmasına ilişkin alınan kararın geçersiz olduğu, genel kurul kararı olsa bile bileşik faiz uygulanmaksızın ortağın borcunun tespiti gerektiği, 30.04.1998 itibariyle davacının 110.500.000. lira aidat, 79.650.000. lira faiz olmak üzere 190.150.000. lira borcu olduğu, buna karşın davalı kooperatifin davacıdan 249.507.101. lira istediği, dolayısıyla çekilen ihtarnamelerin geçersiz olduğu ve çıkarma kararının yasal olmadığı gerekçesiyle davacının davalı kooperatifin çıkarılmasına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunca verilen 07.09.1998 tarih ve 649 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
Davacı, hakkında verilen ihraç kararının iptalini istemiştir. İhtarnamelerde yazılı borç miktarının bileşik faize göre belirlendiği ve gerçek borcu yansıtmadığı gerekçesiyle ihraç kararı iptal edilmiştir.
04.03.1998 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ödemelerinin öncelikle, genel kurul kararları ile belirlenen oranlarda işlemiş faizden mahsup edildiği, bunun da bileşik faiz olması nedeniyle yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Bileşik faiz, faizin ana paraya eklenerek bulunacak toplam üzerinden yeniden faiz yürütülmesidir. Davalı kooperatif ise, davacı ödemelerini öncelikle işlemiş faiz borcundan mahsup etmiştir. Davalı kooperatifin uygulaması, BK. nun 84/1.maddesine uygun olup, bu uygulama bileşik faiz olarak tanımlanamaz. Mahkemece, genel kurul kararları ile belirlenen faiz oranlarına göre davacının faiz borcu bulunup bulunmadığı ve ödemelerinin BK. nun 84/1.maddesine göre mahsubundan sonra bulunacak rakamın ihtarnamelerde yazılı borç miktarı ile aynı olup olmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy