(3213 S. K. m. 5, 27)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.12.1999 tarih ve 1996/130-1999/660 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ergün Yıldırım tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderildikten sonra gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Ankara İli Bala ilçesi Kesikköprü mevkiinde bulunan AR-49516 nolu maden ruhsatına bağlı sahanın davalı şirkete ait olup, diğer davalı Ergün'ün anılan maden ocağında %50 payının bulunduğunu, davalı Ergün'ün müvekkili Selahattin'e borçlu olup, 23.4.1993 tarihli protokolle daha önce müvekkiline verilen borç senetlerinin yenilenip alacağın 80.000 DM değerindeki senetlere bağlandığını, bu borcun ödenmemesi halinde maden ocağının Ergün'e ait olan %50 hissesinin müvekkillerine devir ve temlikinin öngörüldüğünü, senet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle %50 payın müvekkillerine ait olduğunu, maden ruhsatının bilahare iptali nedeniyle 80.000 DM tutarındaki senetlerin iadesinin zararlarına neden olduğunu ileri sürerek, senetler bedeli 80.000 DM'ın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 23.4.1994 tarihli protokole taraf olmadığını, bu nedenle senet bedellerinin kendilerinden istenemeyeceğini, müvekkilinin de ocak'taki %50 payını 9.5.1994 tarihli sözleşme ile Necmettin Akoğlu ve Hüseyin Balçık isimli şahıslara devrettiğini, anılan protokol uyarınca yeni paydaşlar tarafından kurulacak şirkete ruhsat devrinin müvekkilince taahhüt edilmesine rağmen, böyle bir şirket kurulmadığından ruhsatın iptal olunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ergün Yıldırım vekili, müvekkilinin davaya konu maden ocağında %50 oranında adi ortaklığının bulunup, protokolle payın davacılara devir olunduğunu, bundan sonra ocak ruhsatının iptalinde müvekkilinin bir sorumluluğunun söz konusu olamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davaya konu maden ocağının yarı, yarıya davalılara ait olduğu, davalı Ergün'ün sahip olduğu %50 payı davacılara devredip, karşılığında 80.000 DM tutarındaki borcunun kapatıldığı, bu devirden davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığı, ruhsat iptal edildiğinden davalı Ergün'ün pay devrinin geçerli olmadığı ve aldığı bedeli iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, 80.000 DM'ın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ergün Yıldırım tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen 23.4.1993 tarihli protokolün 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5. ve 27. maddelerine uygun olmayıp, kısmi pay devrinin de geçersiz bulunmasına nazaran temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalılardan Ergün Yıldırım'ın bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.500.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 13.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy