(556 S. KHK. m. 5/1, 7/1-a, 8)
Taraflar arasındaki davanın (Ankara Asliye Dördüncü Ticaret Mahkemesi)nce görülecek verilen 30.6.2000 tarih ve 2000/115-2000/323 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin imal edip satışa arz ettiği ve uluslararası sınıflandırmada 3, 9, 14, 18, 25 ve 35. sınıflarda yer alan emtialarda kullanılmak üzere "BECOME WHAT YOU ARE" ibarelerinden oluşan kelime markasını 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe giren Madrid Protokolü çerçevesinde Türkiye'de tescili için davalıya marka tescil başvurusu yaptığını, davalının 556 sayılı KHK.nin 7/a ve 5/1. maddelerini gerekçe gösterilerek istemi reddettiğini, oysa Türkçe çevirisi "neysen o ol" şeklinde yapılabilecek bu markanın müvekkilinin mal ve hizmetlerini diğer firmaların mal ve hizmetlerinden ayırt edecek nitelikte bir slogan olduğunu, emir kipi taşıyan sözcüklerin marka olarak tescil edilebileceğini, bu tür sloganların daha önce de tescil edildiğini, söz konusu markanın Fransa, Almanya, İngiltere gibi birçok ülkede tescilli olduğunu ileri sürerek, davalının 23.12.1999 günlü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Enstitü vekili, davacının ülkemizin de üyesi bulunduğu Madrid Protokolü hükümleri gereğince WİPO aracılığıyla tescil talebinde bulunduğunu, 556 KHK.nın 5. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması gerektiğini, davacının bu konuda yasal delil sunmadığı gibi, anılan markanın özel bir anlam da ifade etmediğini ve dolayısı ile ayırt edicilik vasfının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından 556 sayılı KHK.nın 5. maddesinde dolaylı olarak markanın tanımının yapıldığı, tanımın işaret ve işaretin ayırdedici nitelik taşımak gibi iki unsurdan oluştuğu, davacının sloganını işaret olarak kabul edilip KHK.nın 7. ve 8. maddelerindeki olumsuz hallere girmediği, baskı yoluyla çoğaltılıp, çizimle görüntüleme özelliğine sahip olduğu, işaretin marka olarak tescili anında kullanıldığı emtia ile bütünleşmesi, kullanıldığı emtiayı çağrıştırmasının aranmayacağı, tanıtıldıkça ayırdedici nitelik kazanacağı, davacının işaretinin ayırdedicilik vasfını taşıdığı, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde de tescilli olması gerekçesiyle 23.12.1999 gün ve 130815 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türkçe'ye "Neysen o ol" şeklinde çevirisi yapılabilecek olan ve İngilizce sözcüklerden oluşan "BECOME WHAT YOU ARE" ibaresinin Türkiye'de marka olarak tescilinin mümkün olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tescil konusu yapılan ibare, görüldüğü gibi birkaç sözcükten oluşmaktadır. Konuyu düzenleyen ve markanın içereceği işaretler başlığını taşıyan 556 sayılı KHK.nın 5/1. maddesinde "özellikle sözcükler" tabirine yer vermek suretiyle marka olabilecek işaretin birden fazla sözcükten olabileceği açıkça kabul edilmiştir. Esasen, davalı Enstitü'nün dava konusu yapılan 15.11.1999 tarihli tescil isteminin reddine yönelik karar içeriğinden ret gerekçesini bu hususun oluşturmadığı da anlaşılmaktadır.
Dava konusu yukarıda tarihi belirtilen Enstitü'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının ret gerekçesini, bu ibarenin ayırt edicilik vasfının bulunmadığı hususu oluşturmaktadır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden anılan işaretin davacı Fransa'da yerleşik La chemise Lacoste firması tarafından 3, 9, 14, 18, 25 ve 35 kod numaralı ürün ve hizmetlerde kullanılmak üzere VVİPO'da ve birçok ülkede tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. Numaraları belirtilen hiçbir ürünün veya hizmetin anılan sloganla onları belirleyen veya çağrıştıran bir ilgisi ve anlamı bulunmadığı ortadadır. Nitekim, doktrinde de bir işaretin, bir anlam taşımakla birlikte, bu anlam o mal veya hizmet için yabancı ise, ayırd edicilik niteliğinin varlığının kabul edileceği benimsenmektedir (Bkz. Prof. Dr. Ü. Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İst. 1999, sh. 339). Öte yandan, marka olarak kullanılacak işaretin tescilden önce ayıredicilik vasfını kazanıp kazanmadığı da tescil açısından önemli değildir. Ayırdedicilik vasfı tescille birlikte de oluşabilir. Kaldı ki, dava dosyası içerisindeki çeşitle ülkelerde yayınlanan reklam yayınlarından ve ürün tanıtım broşürlerinden davacının anılan ibareyi kullana geldiği de açıkça belirlenmektedir.
Yukarıda, değinilen hususlar dikkate alındığında davalı Enstitü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ret kararına dayanak yaptığı 556 sayılı KHK.nın 7/1-a ve 5/1. maddeleri hükümlerinin dava konusu işaret bakımından ret nedeni olamayacağından ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün (ONANMASINA), 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 20.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(YKD Şubat 2002)
Full & Egal Universal Law Academy