(2918 S. K. m. 96) (6762 S. K. m. 3, 1301) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 3.Hukuk Mahkemesince verilen 12.5.2000 tarih ve 1999/876-407 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İleten ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 13.194.000.000.-TL. sının reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalı işleten vekili, kusur oranına ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne,davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 13.190.000.000-TL. sının davalılardan halefiyet tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı işleten vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araca davalı şirkete ait aracın verdiği zararın rücuen tazmini isteminden ibarettir. Sigortacı TTK. nun 1301 nci maddesindeki halefiyet kuralına göre işbu davayı açmıştır. Buna göre, sigortalısının zarar veren üçüncü şahıslardan dava yoluyla isteyebileceği bütün haklar ödediği bedel nispetinde sigortacıya intikal ettiğinden, davacı sigorta ettiren tarafından ne istenebilecekse onu isteyebilecektir. Davalı tüzel kişi tacir olup, TTK. nun 3 ncü maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, TC. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekirmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm kısmının 1.bendindeki kanuni faizi sözcüklerinin çıkarılarak yerine % 80 ve değişen oranlarda reeskont ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy