(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 09.12.1999 tarih ve 1998/863 - 1999/559 sayılı kararınca incelenmesi davalı Vahdettin vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı olup, üyelik yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kooperatifin 45 ve 65 daire olmak üzere toplam 110 adet daire ürettiği, 45 dairelik bölümden 5 adedinin kooperatif başkanına ait olduğunu, kooperatif başkanı Ergün' ün 16.04.1995 tarihinde yapılan genel kurul tutanağında yaptığı tahrifat neticesinde elde ettiği yetki belgesine istinaden 21.03.1996 tarihinde davalı Vahdettin' e bu 45 adet dairenin satışını yaptığını, satıştan çok sonra 18.10.1997 tarihinde konut kuralarının çekilip ortakların dairelerinin belirlendiğini ileri sürerek taşınmazların davalı Vahdettin adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kura tutanağına istinaden müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vahdettin vekili, müvekkilinin MK. nun 2 nci ve MK. nun 921 nci maddeleri uyarınca iyi niyetli 3. kişi olup, aynı hak sahibi bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kooperatif genel kurulunca başkan Ergün' e gayrimenkul satımı hakkında yetki verilmediği, bu yetkinin Kooperatif Ana sözleşmesinin 23 ncü maddesi uyarınca münhasıran genel kurula ait olduğu, buna rağmen kooperatif yönetim kurulunun verdiği yetkiye istinaden Ergün' ün Elazığ Ticaret Sicil Memurluğunca verilen 20.03.1996 tarih ve 295 sayılı Gayrimenkule Tasarruf Vesikası ile 2.400.000.000.- lira bedelle davalı Vahdettin E. ya sattığı, bu satıştan sonra durumun ortaklardan gizlenerek kura çekimi yapıldığı, davalı kooperatif temsilcisinin 45 adet daireyi çok düşük bir bedelle davalı Vahdettin' e satışında, bu davalının da iyi niyetli olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı Vahdettin adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile kura tutanağına göre davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı Vahdettin vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kooperatif tarafından yapılan dairelerin kooperatif başkanı tarafından usulsüz biçimde davalı Vahdettin'e satıldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve davacılar adına tescil istemine ilişkindir. Bu davada davalı gösterilen kooperatifi temsilen söz konusu satış işlemlerini gerçekleştiren Ergün A.nın hasım olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Oysa bu şahsın haksız eylemi ile kooperatifi zarara uğrattığı ileri sürülmekte, halen gıyabi tutuklu olduğu ve kooperatif merkezi olarak gösterilen adresinde bu şahsın büro adresi olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde işbu davada kooperatifin usulünce temsil olunduğu ve kendisine yapılan tebligatın geçerli olduğundan söz edilemez. O halde mahkemece kooperatifin bu davada temsili için kooperatif tüzel kişiliğini temsil edecek kişi veya kişilerin saptanması ve husumetin kooperatifi temsilen onlara yöneltilmesi gerekirdi. Böyle bir tespitin mümkün olmaması halinde, kooperatif organı (yönetim kurulu) mevcut sayılamayacağından, kooperatife kayyum tayini suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, henüz taraf teşkili usulünce sağlanmadan yargılamaya devamla yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gibi, çekilen kuralardan önce daireleri satışının gerçekleştirilmiş bulunması karşısında, kuranında geçersiz olduğu anlaşıldığından yargılama sonucunda davacılar iddialarının sabit görülmesi halinde kooperatif hakkında tescile karar verilmesi gerekirken bu hususun dahi gözden kaçırılması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı Vahdettin E. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy