(5846 S. K. m. 22, 23) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.04.2000 tarih ve 1998/1225 - 2000/327 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.12.2000 günde davacı asil S. C. Önal ve avukatı B. Yılmaz ile davalı asil H. L. ve avukatı Ö. Dişli gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı ve davacı asiller ile taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davacılardan S. C. Önal'ın dava dışı P. C.'nın bir bestesine Türkçe sözler yazarak Seni Andıkça adlı eserin meydana getirildiğini, bu eseri bizzat bestecinin plağa okuduğunu, bu eserin mali haklarının üyelerinin mali haklarını korumakla görevli ve yetkili diğer davacıya 09.11.1995 tarihli yetki belgesi ve eser devir beyannamesi ile devredildiğini, ancak, söz konusu eserin sözlerinde bir iki değişiklik yapılarak eser adı Mektup söz ve müzik Haluk L. ve Arif T. olarak beyan edilerek çoğaltılıp yayınlandığını, bu hususun davacıların FSEK.dan kaynaklanan maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, mali ve manevi haklara tecavüzün önlenmesine, hükmün ilanına, birleşen davalarda da, çoğaltma, yayma, Radyo/TV ile yayın haklarına tecavüz nedeniyle 18.185.999.999.- lira maddi ve 5.000.000.000.- lira manevi tazminatın reeskont oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, eser sahibinin diğer davalılar olarak bilindiğini ve adı geçenlerden izin alındığını, talebin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Haluk L. vekili de, diğer davalı Arif T. tarafından iletilen eser üzerinde yapılan değişiklik ve ilave sonrası eserin icra edildiğini, kötü niyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, mali hakları davacılara ait Seni Andıkça adlı eserin edebi ve müzik eseri niteliğinde olduğu, davalıların ise sözleri üzerinde önemsiz değişiklikler yaparak, aynı eseri Mektup adı altında çoğaltıp yayınladıkları, bu hususun davacıların mali ve manevi haklarını ihlal ettiği, istenebilecek maddi tazminatın 18.185.999.999.- lira olup, tecavüzün nitelik ve ağırlığına, tarafların durumuna nazaran manevi tazminat isteğinin de yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan H. Levent ve P. Müzik Yapım San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve eserin aynen tekrarlanmasını ve maddi bir varlık olarak ortaya çıkmasını sağlayan teknik bir işlem olan çoğaltmanın, eserden, sahibinin ekonomik yönden yararlanabilmesinin en olağan ve yaygın yolu olması, FSEK. nun 22 nci maddesi hükmü gereğince, yayma hakkından bağımsız olarak, bir eserden çoğaltma yolu ile yararlanma hakkının sadece ve münhasıran eser sahibine ait olması ve yine bağımsız olarak FSEK. nun 23 ncü maddesinde düzenlenen yayma hakkının, çoğu kez çoğaltmayı izleyen bir aşama olup, çoğaltılmış eserin dağıtım, satış, kiralama gibi ticarete sunulması hakkı olması, FSEK'daki düzenlenmiş sistematiği de nazara alındığında çoğaltma ve yayma haklarının ayrı haklar olduğunun açık olması ve dolayısıyla yayma hakkı ve çoğaltma haklarının ihlali nedeniyle ayrı ayrı tazminat hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmaması karşısında, temyiz eden davalılar vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı S. C. Önal'ın menfaatleri koruma sözleşmesi niteliğindeki sözleşme ile eser üzerindeki mali haklarını meslek birliği olan diğer davacı MÜSAM'a devrettiğinin anlaşılması ve kaideten manevi hakların sözleşme ile devredilmesinin mümkün olması karşısında, her iki davacının aktif husumet ehliyetinin maddi ve manevi tazminatlar yönünden bulunması mümkün ise de, davada sözleşmenin her iki tarafı da davacı safında yer alması karşısında mahkemece, davacı S. C. Önal'ın sırf manevi tazminatı, diğer davacının ise, maddi tazminatı talep edebileceğinin kabulü ile bu tazminat kalemlerinin ayrı ayrı her bir davacının tahsiline imkan verecek şekilde hüküm tesisi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 100.000.000.- lira vekillik ücretinin davacılardan alınarak temyiz eden davalılara ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy