(818 S. K. m. 41, 51, 55) (6762 S. K. m. 3, 4, 806) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Milas Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 2.2.2000 tarih ve 1997/674-2000/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili işletmede çalışan işçilerin ikametgahlarında işyerlerine taşınması işini sözleşme uyarınca davalılardan M. Önal'ın ortağı olduğu, davalı limited şirket'in üstlendiğini, bu şirkete ait ve davalılardan Mehmet'in sürücüsü olduğu servis otobüsünün, davalılardan Ferudun ile Şener'in maliki ve sürücüsü olduğu araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkili işletme işçilerinden Necati Ölmez'in öldüğünü, mirasçılarının Muğla Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 1996/18 esasa açtıkları davanın müvekkili aleyhine sonuçlanması üzerine mirasçılara 4.532.331.820 lira ödendiğini, davalılardan Talat'ın ise inşaatına su taşıyan araç sürücüsü Şener'in işvereni ve adam çalıştıranı sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek, ödenen miktarın reeskont faiziyle davalılardan müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Şener ve Mehmet, yanıt vermemişlerdir.
Davalılar limited şirket ve M. Önal vekili ile, Ferudun ve Talat vekili ayrı ayrı verdikleri yanıt dilekçeleriyle davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda davacının kesinleşen ilam nedeniyle 4.532.331.830 liranın ölen işçinin mirasçılarına yasal faiziyle ödediği, dolayısiyle ödediği faiz oranından fazla faiz talep edemeyeceği, kesinleşen ceza ilamına göre davalı sürücüler Mehmet'in 2/8, davalı Sezer'in 6/8 oranında kusurlu oldukları, diğer davalıların işleten, davalı Talat'ın ise işveren sıfatı ile sorumlu oldukları, dolayısıyla rücu davasında sorumluluğun kusur oranına göre belirlenmesi gerektiği gerekçeleriyle 4.532.331.820 liranın yasal faiziyle birlikte davalılardan her birinden kusur oranına göre tahsiline karar verilmiştir.
Davalılardan Karadeveci Nak. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında yolcu taşıma akti yapılmış olup, bu davalının TTK. nun 806/1 maddesine göre davacının işçilerini salimen taşıyamadığı, istihdam ettiği sürücüsü davalı Mehmet ile bu araca çarpan diğer aracın sürücüsü davalı Şener'in de kusurlu olduğu, kaza sonucunda davacının, ölen işçi nedeniyle tazminat ödemesine neden olunduğu sabittir. Açılan işbu dava, yasadan veya sözleşmeden kaynaklanan halefiyete dayalı bir rücu davası olmadığı gibi sorumluların iç ilişki bakımından birbirlerine karşı açtıkları bir rücu davası da değildir. Taşıma, haksız eylem, adam çalıştırma ve işleten olma hukuksal nedenlerine dayalı bir tazminat davasıdır. Davalı Limited Şirket, akti vecibesini yerine getirmemesi nedeniyle oluşan davacı zararından TTK. 806/2.maddesine göre tamamen sorumlu olduğu gibi, diğer davalılar da olaydaki sıfatları itibariyle 2918 sayılı Kanunun 85/1, BK.nun 41, 55 maddeleri icabı olarak sorumlu bulunmaktadırlar. Davalılar yukarıda açıklandığı üzere somut olayda davacıya karşı muhtelif sebeplere binaen mesul olduklarından, BK.nun 51/1 maddesi hükmü gözetilerek, davacının uğradığı zarardan talep gibi müteselsilen (zararın tamamından) sorumlu tutulmaları gerekirken, sorumluların ancak iç ilişkide birbirlerine açacakları rücu davalarında uygulama yeri olan kusur oranında tahsile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalıların olaya karışan araçları ticari araç olduğu gibi, davalılardan Limited Şirket ile davacı arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğundan TTK. nun 3. ve 4. maddelerine göre bir tacirin ticari işletmesini ilgilendiren bütün muamele fiil ve işleri ticari iş niteliğinde olmasına ve bu tür sözleşmelerin mutlak ticari iş niteliğini haiz bulunmasına göre, davacının talebi gibi ve 3095 sayılı Kanunun faize hak kazanıldığı tarihte yürürlükte olan 2/f.3 maddesi hükmüne göre reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken,yazılı gerekçelerle yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy