(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73, 409) (7201 S. K. m. 35) (818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 9.5.2000 tarih ve 1998/120-2000/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Cemil ve Nevsal ile Sami Aydın vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Cemil'in sürücüsü, Nevsal'ın maliki olduğu aracın içinde yolcu olan müvekkilinin, diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada yaralandığını, sağ ayağının diz üstünden kesildiğini ileri sürerek 250 milyon lira tedavi gideri, 750 milyon lira iş ve güç kaybı nedeniyle uğradığı zarar olmak üzere şimdilik 1 milyar lira maddi 5 milyar lira da manevi tazminatın faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Cemil ve Nevsal vekili ile davalı Sami, kusura itiraz ederek ve tazminat miktarların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davalı Sami'nin 3/8, Cemil Gider'in 5/8 oranında kusurlu oldukları, davacının kaza sonrasında sağ ayağının diz üstünden kesildiği, %60 iş gücü kaybına maruz kaldığı, maddi zararın 18.459.945.751 lira olarak hesaplandığı, davacının maddi tazminat talebinin bu miktarın altında kaldığından aynen kabul edildiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının çektiği sıkıntılar ve hatır taşımacılığının varlığı dikkate alınarak 2.500.000.000 lira manevi tazminat takdir edildiği, olay tarihinden önce davalı Yusuf'un aracını noter kat'i satış sözleşmesi ile diğer davalı Samiye'ye sattığı gerekçeleriyle davalı Yusuf hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine, maddi tazminatın tamamen, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Cemil ve Nevsal vekili ile davalı Sami temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Sami'nin aşağıda 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yargılama sırasında dosyanın HUMK. nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasından sonra yenileme dilekçesi taraflara tebliğe çıkarılmış, ancak davalılardan Sami'nin, adresten taşındığı şerhiyle iade edilmiştir.
Anayasanın 36. ve HUMK. nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.
Mahkemece; yenileme öncesi dava dilekçesi ve duruşma gününün aynı adreste oturan bu davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve bu tebligat üzerine davalının yanıt dilekçesi gönderebildiği halde değişen adresini 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca mahkemeye bildirmesi gerektiği gözetilerek bu madde uyarınca eski adrese tebligat yaptırılmak gerekirken, bundan zuhul olunarak yenileme sonrası duruşmalara gelmeyen bu davalının yokluğunda yargılamaya devam edilip, diğer davalılar yanında sorumluluğuna hükmedilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılar Cemil ve Nevsal vekilinin temyizine gelince;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu davanın kısmi dava olmasına, davacının saklı tuttuğu fazlaya ilişkin talebini ileride dava etmesi halinde, tazminat miktarının o davada kesin olarak saptanmasının mümkün ve tabii bulunmasına ve özellikle bilirkişinin 18.459.945.751 TL olarak tespit ettiği tazminat miktarının işbu davadaki 750.000.000 TL olan talebin çok üzerinde olmasına, dolayısıyla bu dava yönüyle talep kadar tazminat saptaması yapıldığının kabulünün gerekmesine göre, bu vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4- Davacı vekili, dava dilekçesinde 1.000.000.000 TL olarak gösterdiği maddi tazminat isteminin 250.000.000 lirasının tedavi giderlerine, gerisinin iş ve güç kaybına ilişkin zarar kalemine ait olduğunu yargılama sırasında 6.12.1999 tarihli oturumda açıklamasına ve dosya içerisinde tedavi giderlerine ilişkin bilgi ve belge bulunmamasına, bilirkişi raporunda da bu noktada bir açıklama yer almamasına rağmen mahkemece bu kaleme ilişkin kanıtları davacıdan sorulup ibraz ettiğinde değerlendirilmek ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bilirkişinin tespit ettiği miktarın içerisinde bu kaleme ilişkin bir tespit varmış ve bu kalem kanıtlanmışcasına diğer kalem zarar yanında mahkemece kabulü de yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Cemil ve Nevsal vekili ile davalı Sami'nin diğer temyiz itirazlarının reddine,2 ve 4 nolu bentte açıklanan nedenlere, temyiz itirazlarının kabulü ile hükümlerin bu davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy