(6762 S. K. m. 1292, 1299) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.12.1999 tarih ve 1998/2132-1999/1258 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 12.12.2000 günde davalı avukatı Nuray Demir (Kara) gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ve davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın trafik kazasında uğradığı hasardan doğan sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek 1.847.000.000 TL sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, zamanaşımının dolduğunu, prim taksiti zamanında yatırılmadığı için poliçenin feshedilmiş duruma düştüğünü, olayın alkol tesiri ile meydana geldiğini ve fahiş miktarda tazminat istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, poliçenin feshedildiğine dair bir delilin ibraz edilmediği, olayın alkol etkisiyle meydana gelmediği gerekçesiyle ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 1.547.000.000 TL. sının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalıya kasko poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kaza yaptığına dair dava dosyasına incelemeye elverişli bir delil sunulmamış bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, TTK.nun 1299/1. maddesi uyarınca mal sigortalarında sigorta bedelini ödeme borcu, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasanın 1292. maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olur ve BK. nun 101/2. maddesi uyarınca ihbar olunan günün bitimi ile sigortacı temerrüde düşer.
Bu durumda mahkemece, rizikonun gerçekleştiğinin davacı tarafından davalıya ihbar edildiği tarihin tarafların bu konudaki delillerine dayalı olarak saptanması ve bu suretle belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren gecikme faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde riziko tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 12.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy