(818 S. K. m. 101) (6762 S. K. m. 1292, 1299, 1332)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.6.2000 tarih ve 1997/232-2000/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Tahsin Seval'in 22.3.1996 tarihinde Ziraat Bankası Nazilli Şubesi'nden tarımsal kredi aldığını, kredi işlemleri sırasında davalı sigorta şirketince de hayat grup sigortası yapıldığını, Tahsin Seval'in 30.9.1996 tarihinde geçirdiği Akut Mycard İnferktüs sonucu vefat ettiğini, sigorta teminatının davalı tarafından ödenmediğini, muris Tahsin'in vefat sebebi olan A..M.İnferktüs'ün ani oluşan bir rahatsızlık olup, süregelen bir hastalığın sonucu olmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.853.223.750 TL nın 30.9.1996 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu sigorta sözleşmesinin Ziraat Bankası ile yapılması nedeniyle davacıların dava hakkı bulunmadığını, 1993 yılından beri hipertansiyon, hafif hipertansiyon kalp yetmezliği olup, bu nedenle tedavi gören Tahsin Seval'in sağlık beyan formu doldururken bu rahatsızlıklarını gizlediğini, TTK.nun 1290. maddeleri gereğince davacılar talebinin karşılanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın sabit olduğu gerekçesiyle 1.853.223.750 TL hayat sigortası meblağının 30.9.1996 tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle (1.1.2000 tarihinden sonrası için avans faizi) birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekili, davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi ile sigortalanan müvekkillerinin murisi Tahsin Seval'in vefatı nedeniyle sigorta bedelinin tahsilini istemiştir. Para borcu olan sigorta bedeli muaccel hale geldikten sonra ödenmezse ilke olarak sigorta alacaklısının B.K.nun 101. maddesi uyarınca sigortacıya çekeceği ihtarname ile onu temerrüde düşürüp bu tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebilir. Ancak, Dairemizce mal sigorta sözleşmesinin özelliği ve sigorta genel şartlarında yer alan hükümlerden istifade ile B.K.nun 101/2. maddesinde öngörülen ihbar halinin TTK.nun 1299 ve onun yollaması ile 1292. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak sigortacının temerrüde düşmesi için yeterli olduğu kabul edilmektedir. Aynı yöndeki uygulamaya, TTK.nun 1332/son fıkrası nedeniyle hayat sigortalarında da rastlanmaktadır. Ne var ki, hayat sigortalarında sigortacıdan sigorta bedelinin talep edilebilmesi için belgelerin tümünün hak sahiplerince temin edilip sigortacıya verilmesi öngörülmüştür.
Mahkemece, davacıların davalı sigorta şirketine usulüne uygun ihbar tarihi ve sigorta genel şartlarında sigorta alacağının muacceliyeti konusunda bir hüküm olup olmadığı araştırılarak, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vefat tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy