(6762 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.04.2000 tarih ve 1997/802 - 2000/330 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.12.2000 günde davalı Yirikler AŞ. avukatı İbrahim Harman geldi, diğer davalı ve davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli Aknet Uydu Bir ve Aknet Uydu 1 markalarının, davalı Yirikler AŞ. tarafından üretilen ve diğer davalı tarafından Mısır'a ihraç edilen TV anteni ve ambalajlarda Yirikler Uydu 1 olarak taklit edildiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün men'ini, 4.500.000. lira maddi ve 500.000.000. lira manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, Uydu 1 sözcüklerinin iltibas yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı adına tescilli markanın sadece ambalajlarda kullanıldığı ve ambalajların da benzer olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin men'ine, 2.000.000.000. lira maddi ve 500.000.000. lira manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak davacı, davalı tarafın markaya tecavüz suretiyle haksız rekabetinden doğan zarar olarak, TTK. nun 58 nci maddesinde öngörülen, haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığının tahsilini istemiştir. Davalı tarafın tecavüze konu ürünleri yurt dışına ihraç ettiği belli olduğuna göre, bu ihracatla ilgili belgeler getirtilerek, gerektiğinde davalı kayıtları da incelenmek suretiyle davacının isteyebileceği maddi tazminatın uzman bilirkişiler tarafından tespiti gerekirken, yazılı şekilde denetime elverişli olmayan ve belirlenen miktarın dayanağı gösterilmeyen bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy