(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.07.2000 tarih ve 1999/541-2000/369 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kooperatif Başkanı Rıdvan Çakmak tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini 02.09.1999 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini, 08.10.1999 tarihli ihtarname ile de üyeliği döneminde ödediği 2.403.000.000.- lira aidatın kendisine ödenmesini istediği halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek bu miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacının ihracına karar verilip kesinleştiğini, 1999 yılında yapılan istifanın Anasözleşme'nin 13 ncü maddesindeki usule uyulmadığından gerçekleşmediğini, ihracın kesinleştiği 2000 yılının bilançosuna göre dava konusu alacağın belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda davacının istifasının 09.09.1999 tarihinde davalıya tebliğ edildiği halde davalının 1 ay içinde istifayı kabulden kaçındığı, 1999 yılı bilançosuna ve davalı beyanına göre alacağın 1.737.566.520.- lira olduğu, bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde yapılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1- Dava, istifa ettiğini iddia eden davacının, ödediği aidatların iadesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının istifasının hukuken gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde toplanmakta olup, gerçekleşmiş ise 1999 yılının bilançosuna, gerçekleşmemiş ise davacının ihracının kesinleştiği 2000 yılının bilançosuna göre davanın değerlendirilmesi gerekecektir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun ve dosyada mevcut davalı kooperatif Anasözleşmesi'nin 13 ncü madde hükümlerine göre, yönetim kurulu istifaya ilişkin başvuruyu bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildirim tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
Somut olayda, davacının noter aracılığı ile gönderdiği istifa isteği 09.09.1999 tarihinde davalıya ulaştıktan sonra davalı kooperatif yönetim kurulunca yanıt verilmemiş ve sonrasında da davacı çıkma dileğini bildirmemiştir. Davalıya çekilen ihtarlar sonrasında 02.03.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının ihracına karar verilmiş ve davacı bu karara karşı her hangi bir dava açmamış, davalıya çektiği ihtar ile istifasının 09.09.1999 tarihi itibariyle gerçekleştiği ve istifa edenin ihracının mümkün olamayacağı düşüncesinde olduğunu davalıya iletmiştir. Bu hususlarda bir uyuşmazlık bulunmadığından, istifanın gerçekleşmediği ve davacının ihracının kesinleştiği sonucuna varılması ve 2000 yılının bilançosuna göre davanın değerlendirilmesi gerekecektir.
Aynı Yasa'nın 17/1 nci ve dosyada mevcut aynı Anasözleşmesi'nin 15 nci maddeleri hükümleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ( aynı Kanun'un 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış olmamak koşulu ile ) ayrıldığı veya ihraç edildiği yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. Öte yandan, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bundan önce açılan dava, hakkın doğduğu tarihten sonra açılmak üzere red edilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, 2000 yılı sonu itibariyle bilançonun çıkması ve sonrasında tasdiki ve üzerinden bir ay geçmesi beklenmeden, 15.12.1999 tarihinde açılan davanın, alacak muaccel olmadan açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmek gerekirken, üstelik istifanın 1999 yılında gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen o yılın bilançosunun yıl sonunda çıkacağı dahi gözardı edilerek yazılı gerekçelerle kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, mahkeme 09.09.1999 tarihinde istifanın gerçekleştiğini kabul etmiş ise de, kooperatif bilançosu ile kayıt ve defterlerini ve genel kurul kararlarını celbetmemiş, üstelik dosyadaki davacı ödemelerinin dökümünü içeren muavin defterini bilanço olarak nitelendirmiş ve yazılı aidat miktarının tahsiline karar vermiş, bilirkişi eliyle davacıya düşecek masraf hissesini hesaplatmamış ve yapılacak ödemenin kooperatifin varlığının tehlikeye düşüp düşmeyeceği üzerinde durmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy