(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.7.2000 tarih ve 2000/558-879 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Salih Çelik Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, müvekkili site kooperatifinin 56.750.000 lira yönetim gideri alacağının tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip konusu alacağın yönetim giderine ilişkin olduğu, Kat Mülkiyeti Yasası'na göre talep koşullarının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, Yüksek 18. Hukuk Dairesi 21.2.2000 tarih ve 2020-2207 sayılı ilamı ile sitenin birden fazla parsel üzerinde olduğu anlaşıldığından genel hükümlere göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bu kez mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının aidat borcunun ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; site yönetim gideri takibe konu edilmiş ise de ödenmesi istenilen 56.750.000 TL'nın davalının 166.050.000 TL olan kooperatif aidat borcundan ödenmeyen bölüme ilişkin olduğu ve bu bölümün davalı tarafından ödenmediği görüşüne yer verilmiştir. Oysa; davalı rapora itirazında takip konusu alacak ile ilgili olarak dosyada bilgi ve belge bulunmadığını, raporda değinilen 166.050.000 TL'nı da ödediğini ileri sürmüş ve bu miktarı içeren bir makbuz ibraz etmiştir. Mahkemece, bu itirazların karşılandığı bir ek rapor alınması yoluna da gidilmemiştir.
Dosyada mevcut bir ihtarnamede de davalının 1998 yılı kooperatif aidat borcunun 166.050.000 TL olduğu belirtilmiş, yazı altına bu ihtarın her ay ödenmesi gereken site aidat gideri ile bir ilgisinin olmadığı şeklinde bir not düşülmüştür. Bilirkişi raporunda yeterli açıklama ve tartışma bulunmadığından, muhtemelen bilirkişinin bu ihtarnameyi yanlış yorumlayarak rapor düzenlediği olasılığını düşünmek gerekmektedir. Zira, takip talebinde takibin Aralık 1997 itibariyle 5 aylık site yönetim giderine ilişkin olarak 56.750.000 TL'nın tahsili istemine yönelik olduğu açıkça belirtilmiş olup, dava da bu takibe yönelik itirazın iptali davasıdır.
Bu durumda; mahkemece, başka bir bilirkişi seçilerek, iddia ve savunmaya ilişkin kanıtların yeterince incelenip irdelendiği, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalının icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy