(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.4.2000 tarih ve 1996/627-2000/157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1993 tarihinde davalı kooperatifin daha önceki ortaklarından birinden pay devir almak suretiyle davalı kooperatife ortak olduğunu, çekilen kur'ada 159 parsel 2 no'lu dairenin müvekkile isabet ettiğini, 4.5.1994 tarihine kadar yaklaşık 550.000.000 TL aidat ödemiş olduğunu, yapılan bu ödemenin talep edilen miktarın 4 katı olduğunu, daha sonra varsa borç miktarının bildirilmesi için davalıya yazı gönderildiğini, davalının 1.3.1996 tarihi itibariyle 1.317.704.347 TL borç bildiriminde bulunduğunu ileri sürerek, davalı kooperatife borçlu bulunmadığının tesbiti ile 159 ada 2 no'lu parselde bulunan dairenin müvekkiline ait olduğunun tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yurt dışında bulunması nedeniyle borçla ilgili uyarıların ve ihraç kararının kendisine iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiğini, ihraç kararının bizzat kendine tebliğ edildiğini ve bu karara karşı süresinde dava açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıya gönderilen uyarı ve ihraç kararının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, tebligatların noter aracılığı ile yapılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı, söz konusu tebligatların usulüne uygun olmadığı kabul edilse bile, 15.6.1998 tarihli cevap dilekçesinde davacının 10.4.1995 tarihli kararla ihraç edildiğinin bildirildiği, davacının ihraç kararını bu tarihte öğrendiği kabul edilse dahi öğrendiği tarihten itibaren hak düşürücü süre içerisinde dava açmadığından, ihraç kararının kesinleştiği kooperatif ortağı olmayan kişinin kooperatife aidat borcundan dolayı menfi tesbit davası açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 11.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy