(1086 S. K. m. 437)
Dava Ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.4.2000 tarih ve 1999/612-2000/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve kendisine bildirilen borçlarını ödediğini, 21.2.1999 tarihli genel kurulda alınan aidat borçlarını ödemeyen üyelerin elektriklerinin kesilmesine ilişkin karar doğrultusunda elektriğin kesildiğini ve bu uygulamanın yasal olmadığını beyanla, davalı kooperatifin ilgili genel kurul kararının iptaline ve davalının muarazasının menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın yasal süresinde açılmadığını, davacının genel kurul toplantısına katılmamış olması nedeniyle genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceğini ve davacıya borçlarını ödemediği takdirde elektrik ve telefonunun kesileceğinin tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödemediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya ve tüm dosya kapsamına nazaran, davacının genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceğine ve fakat davalı kooperatifin, davacının elektriğini kuruluna ödemekte ve idareye karşı kesmesinin yasalara aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davalı kooperatifin muarazasının önlenmesinin gerektiğine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ortağın kooperatife olan borcunu ödememesi nedeniyle, davacıya ait elektriğin kesilmesi ve bu şekilde oluşan davalı kooperatifin vaki muarazasının önlenmesine ilişkindir.
Mahkemece, davalı kooperatifin ortağından bir alacağı varsa bunu yasal yollara başvurmak suretiyle tahsil edebileceği, bu yola başvurmadan davacıya ait elektriğin kesilmesi yasal bulunmadığından davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı kooperatifin daha ziyade elektrik borcunu ödemeyen ortaklarına bu yaptırımı uyguladığı anlaşılmaktadır. Uygulamada yapı oturma izni alınmadan iskana açılan yapılardaki konutlara bireysel elektrik sayacı takılmamakta, şantiye sayacı denilen sayaçtan elektrik verilmekte ve konutlarda oturan sakinler dairelerine süzme saat takmakta ve o saatte yazılı miktarı hesabı tutulan yöneticiye veya kooperatif yönetim sorumlu olan yönetici de topladığı bedelleri TEDAŞ'a yatırmaktadır. Somut olayda, kooperatifin ne şekilde TEDAŞ'tan elektrik aldığı gereği gibi araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığının ve borçlu ise borcun mahiyetinin ne olduğunun, kooperatifin elektrik faturasından sorumlu olup olmadığının başka bir anlatımla, kooperatif işyerlerinin elektriği bireysel elektrik sayacından mı yoksa süzme sayaçtan mı aldığı araştırılarak, bireysel sayaç ise, davalı kooperatifin muarazasının önlenmesine, süzme sayaç ise kooperatifin davacının elektrik borcunu şahsileştirip bu borcun ödenmesi için davacıya ihtar gönderip göndermediği de araştırılarak, ihtar gönderildiği ve söz konusu borcun ödenmediği anlaşıldığı takdirde davalı kooperatifin elektriği kesmeye hakkı olacağından davacının muarazanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy