(1163 S. K. m. 52, 62) (6762 S. K. m. 336) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.07.2000 tarih ve 1999/30 - 2000/365 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri ile birleştirilen davanın davalıları Hamza Çebi vekili tarafından ayrı ayrı temyizi istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 19.12.2000 günde davacı avukatı Hasan Yılmaz ile davalı asillerden Mustafa Yılmaz, Figen Çalıkoğlu ve Hikmet Gündüz ve avukatları Adem Utaş ile davalı Mustafa Hamzaçebi avukatı A. Levent Bozkurt gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı asiller ve taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin denetçisi bulundukları kooperatifin eski yönetim kurulu başkan ve üyesi olan davalılarca birleşen dava davalısı yükleniciye haksız ve usulsüz ödemede bulunduklarından 28.06.1998 tarihli genel kurulda ibra edilmediklerini ve 1997 yılı bilançosunun da onaylanmadığını ve 27.12.1998 tarihli genel kurulda sorumluluk davası açılması kararı alındığını belirterek, şimdilik yüz milyar lira'nın davalılardan tahsilini birleştirilen 1999/46 sayılı davada ise noter onaylı inşaat sözleşmesinden ayrı olarak adiyen düzenlenen ve USD esasına göre ödeme öngören yeni bir sözleşme düzenlendiğini, ikinci sözleşmenin kooperatif kayıtlarında bulunmadığını ve geçerli olmadığını ileri sürerek 22.12.1992 günlü sözleşmenin iptalini, birleştirilen 1999/676 sayılı davada ise sonradan ölen davalı Duygu Hacıibrahimoğlu mirasçılarının külli halefiyet ilkesine göre ilk davadaki alacaktan sorumlu tutulmalarını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, haksız ve usulsüz ödeme yapılmadığını, yüklenicinin halen alacaklı olduğunu, 22.09.1992 tarihli sözleşmenin Kıyı Kanunu'na aykırı olması nedeniyle 22.12.1999 tarihli harici sözleşmenin düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, kooperatif defter ve kayıtlarına, delil tesbit dosyalarına ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, haricen düzenlenen 22.12.1992 günlü ikinci inşaat sözleşmesi ile USD bazında ödeme kararlaştırıldığı, bu hususun ortakların kişisel sorumluluğunun gerektirdiği ve 1163 sayılı Yasa'nın 52 nci maddesine uygun biçimde bir genel kurul kararı ile yönetim kurulunun yetkilendirilmemesi nedeniyle yük hükmünde olduğu, ilk noter onaylı sözleşmenin 22.09.1992 tarihinde yapıldığı, oysa belediyenin inşaatı mühürleme tarihinin 16.08.1996 olduğu, Kıyı Kanunu'na muhalefet savunmasının yerinde olmadığı, davalı yöneticilerin kooperatifi (371.261.055.654.-) lira zarara uğrattıkları, bir kısım davalılar sonradan yönetici seçildiklerini savunmuş iseler de, 1163 sayılı Kanun'un 62 ve TTK.nun 336/5 nci maddelerine göre davalı yöneticilerin birlikte sorumlu bulundukları, Duygu Hacıibrahimoğlu mirasçılarından eşi Gülnaz'ın asıl davada davalı olması nedeniyle birleştirilen davanın atiye terkinin mümkün olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen 1999/46 sayılı davaların kabulü ile yüz milyar lira'nın yasal faiziyle birlikte Duygu dışındaki davalılardan tahsiline ve 22.12.1992 günlü inşaat sözleşmesinin iptaline, birleştirilen 1999/676 sayılı atiye bırakılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ile birleştirilen dava davalısı Mustafa Hamzaçeki vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava, asıl dava davalıları alan eski kooperatif yöneticilerinin birleştirilen dosya davalısı yükleniciye usulsüz ödeme yaptıkları savına dayalı olarak açılan ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak istenilen (100) milyar lira'nın tahsili istemine ilişkindir. Birleştirilen 1999/46 sayılı davada ise, usulsüz ödeme savunun ilişkilendirildiği ve kooperatif ile yüklenici arasında düzenlenen ve USD bazında ödeme esası öngören 22.12.1992 tarihli ikinci inşaat sözleşmesinin iptali talep edilmiştir.
Mahkemece, 22.09.1992 tarihli noterce düzenlenen ilk sözleşmeden sonra adı yazılı biçimde düzenlenen ikinci sözleşmenin geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanmadığı, karar defterine geçirilmediği ve genel kurul onayına da sunulmadığından yok hükmünde olduğu, geçerli ilk sözleşmeye göre ödenmesi gerekenden (371.261.055.654.-) lira fazla ödeme yapıldığı ve asıl dava davalıları eski yöneticilerin bundan sorumlu olduğu sonucuna varılarak ve anılan birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her şeyden önce, imalat hakediş bedeline mahsuben kooperatif tarafından yükleniciye keşide edilen (223.866.000.000.-) lira toplam tutarındaki senetler tahsil edilmediği halde tahsil edilmiş gibi senetler bedelinin fazla ve usulsüz ödeme miktarına dahil edilmesi doğru değildir. Esasen, bu senetlerle ilgili olarak kooperatifçe senet lehdarı yükleniciye karşı açılan menfi tesbit davaları aynı mahkemenin 1999/363, 382 ve 383 nolu derdest dosyalarında görüldüğüne göre, aradaki bağlantı nedeniyle birleştirilerek birlikte görülmesi gerekirken, bu yöndeki istemin 09.05.2000 tarihli oturumda reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
Kooperatifçe yükleniciye yapılan ödemeler gerçekleştirilen inşaatla ilgili imalata göre olduğundan, Bilirkişiler Kurulu'nun 13.07.1999 tarihli ilk ve 12.04.2000 tarihli ek raporlarına karşı davalılarca verilen dilekçelerde belirtilen ciddi itirazlar üzerinde durularak, uzman bilirkişiler eşliğinde inşaat yerinde keşif yapılarak inşaatın brüt alanı baz alınarak ilk sözleşmeye göre ödenmesi gereken hakediş tutarlarının her bir imalat tarihine göre belirlenmesi, elektrik ve sıhhi tesisat ile sıva ve asansör gibi işlerle çevre düzenlemesine bağlı tesviye ve taşıma işlerinin yerine getirilme düzeyi ve bunlardan dolayı yüklenicinin isteyebileceği bedelin saptanması, Kıyı Kanunu'nda yapılan değişiklik nedeniyle eski inşaat ruhsatı ile buna göre yapılan ilk inşaat sözleşmesinde değişikliğe gidilmesi zorunluluğunun ortaya çıkıp çıkmadığının uzman bilirkişi görüşü de alınarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre yükleniciyle yapılan ödemelerin usulsüz olup olmadığının saptanması gerekirken, değinilen yönler açıklığa kavuşturulmadan ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, davalılardan Figen Çalıkoğlu ve Hikmet Gündüz'ün yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerinden önce yapılan ödemelerden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeden usulsüz kabul edilen ödemelerden sorumlu olduklarına karar verilmesi de isabetsiz görülmüştür.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalılar yararına kısmen BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, 100.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy