(1086 S. K. m. 53, 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.05.2000 tarih ve 1996/1000 - 2000/403 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar ve asli müdahale talebinde bulunanlar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.01.2001 günde davacılar avukatı Hulusi Gürbüz ile davalı avukatı Mehmet Işık gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin % 50 oranında ortağı olduğu davalı şirketin 16.07.1996 tarihli genel kuruluna müvekkillerinin alınmadığını, bu kurulda ana sözleşmenin 7 nci maddesine aykırı şekilde B grubu ortakları ve üye olmayan bir yabancının katılımıyla yönetim kurulunun oluşturulduğunu, usulsüz olan bu genel kurulun İptali için dava açıldığını, bu arada oluşturulan yetkisiz kurulca, aynı şekilde usulsüz olarak yapılan 04.09.1996 tarihli genel kurulda ise, ana sözleşmenin 7 nci maddesinin tadil edildiğini, bu karar ve tadil işleminin yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, 04.09.1996 tarihli genel kurulun iptalini talep ve dava etmiş, dava aşamasında dilekçe veren İsmail Köseliören ve Mehmet Acar vekili, davacılara ait hisseleri devraldıklarını belirterek, davacılar yerine davaya devam veya asli müdahil olarak isteklerinin kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı vekili, hisselerini devrettikleri için davacıların dava açma sıfatlarının bulunmadığını, 16.07.1996 tarihli genel kurul kararının iptaline dair verilen kararın henüz kesinleşmediğini ve iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacıların paylarını üçüncü kişilere devretmekle paydaşlık sıfatlarının kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve asli müdahale talebinde bulunanlar vekili temyiz etmiştir.
Dava, A.Ş. Genel Kurul Kararlarının iptali istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında dilekçe veren İsmail ve Mehmet, davacılar yerine davaya devam etme veya asli müdahil olarak kabul edilme isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, kısa kararın oluşturulduğu oturumda asli müdahale talebinin reddine karar verilmiş; ancak, gerekçeli kararda anılan talepçilerin isteklerinin reddi konusu yer almamıştır. Asli müdahale talepleri mahkemelerce ara kararlar yoluyla sonuçlandırılabilirler. Gerekçeli kararda asli müdahale talebi hakkında herhangi bir değerlendirmenin yer almamasının hükmün sonucuna etkili bir yanı yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlere, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar ve asli müdahale talep edenler vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar ve asli müdahale talep edenler vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 100.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 920.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy