(6762 S. K. m. 416, 559)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 1.5.2000 tarih ve 1994/396-2000/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.1.2001 günde davalılar avukatı N. S. geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan H. E. E.'ün diğer davalı Anonim Şirkete ait pay senetlerinden B grubu ve nama yazılı olanlardan 500 adedini müvekkiline 19.8.1982 tarihinde devretmesine rağmen, davalı şirketin devri kabul etmediğini ileri sürerek, bu payların davacıya aidiyeti ile pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, payların 1983 yılında senetlere bağlandığını, davacıya fiilen hisse senedi devrinin yapılmadığı gibi, yönetim kurulu izin şartının da gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, 18.8.1982 temlik tarihine göre davalı şirket tarafından B grubu nama yazılı hisse senedi çıkartılıp ortaklara dağıtıldığının kanıtlanamadığı, bu itibarla, TTK'nun 416 ve 559. maddelerinde aranan ciro teslim şartının dava konusu olayda uygulanamayacağı, davalının diğer itiraz ve savunmalarının bozma kapsamı dışında kaldığından yeniden tartışılmasına yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy