(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 275, 284) (6762 S. K. m. 1108)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.5.2000 tarih ve 1999/1103-2000/372 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.1.2001 günde davacı avukatı Mevlüt Dudu ile davalı avukatı S.Serdar Kelahmet gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ithal ettiği dökme buğday yükünün müvekkilinin donatanı olduğu M/V. Dolunay gemisi ile taşındığını, seferin 10.4.1996 günü tamamlanarak davalıya hazırlık mektubu verildiğini ancak, davalının yükleme limanında doğan demuraj ve navlunu ödemediği gibi, tahliye limanında da demuraja sebebiyet verdiğini, bir kısım alacak için rehin ve hapis hakkı kullanıldığını ileri sürerek, tahliye limanı demurajından kaynaklanan (14.932.29) USD.nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, navlun sözleşmesindeki tahkim şartı nedeniyle mahkemenin görevli olmadığını, tahliyenin gecikmesine davacının sebebiyet verdiğini, sözleşmeye göre sürestaryadan kiracının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile tahkim itirazını yinelemiştir.
Mahkemece kurulan ilk hükmün Dairemizce bozulmasından sonra, bozmaya uyan mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacının sürestarya alacağının tespit olunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve konişmentonun atıfta bulunduğu navlun sözleşmesinde, çıkacak uyuşmazlıkların hakem yoluyla çözümü konusunda kesin bir tahkim şartı bulunmayıp, sadece, "tahkim için hakeme gidildiğinde Londra'da 1974 İngiltere deniz kanunları esasına gidilecektir" şeklinde bir düzenleme yapılmış olması karşısında, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava, taşımayı üstlenen donatan tarafından gönderilen aleyhine açılmış ve varış limanındaki tahliyenin gecikmesi nedeniyle demuraj talebine ilişin olup, davalı taraf, navlun sözleşmesi ile varış limanındaki demurajdan taşıtanın sorumlu olduğu, yine, tahliyedeki gecikmenin donatanın kusurundan kaynaklandığı ayrıca, talebin de fahiş olduğu yönünde savunma ve itirazlarda bulunmuştur.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise, sadece tefrikine karar verilen dosya ile sınırlı inceleme ve değerlendirme yapılmış olup, işin esasına yönelik davalı itirazları karşılanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına yönelik davalı savunma ve itirazlarının da karşılanacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davalı yararına taktir olunan 100.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy