(6762 S. K. m. 1077) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 1. Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 04.05.2000 tarih ve 1999/617 - 2000/371 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.01.2001 günde davacı avukatı Mevlüt Dudu ile davalı avukatı S.Serdar Kelahmet gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin donatanı bulunduğu gemi ile davalıya ait buğday yükünün yurt dışından İskenderun Limanına taşındığını, (36.953,49) USD navlun ve demuraj alacağı doğduğunu ileri sürerek, alacağın güvenceye alınması için TTK.nun 1077 nci maddesi uyarınca gemi yükü üzerinde rehin ve hapis hakkı tanınmasını, birleştirilen davada ise tahliye limanında (9) gün (22) saat (55) dakika beklemeden doğan (14.932,29) USD alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ile tahkim şartı kararlaştırıldığını, müvekkilinin navlun mal bedeli ile birlikte peşinen ödediğini, malı teslim etmeyerek demuraj alacağı yaratmaya çalışan davacının iyi niyetli olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce usulden bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, birleştirilen davanın tefrikine ve davalıya ait olan yük üzerine (2.685.148.948.-) lira karşılığı rehin ve hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 16.03.1996 tarihli charter party sözleşmesinde uyuşmazlıkların hakem yolu ile çözümü konusunda kesin bir tahkim şartının kararlaştırılmamış bulunmasına, sadece tahkim yoluna gidilmesi durumunda nerede ve hangi hukukun uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, kısa kararda davanın kabulüne karar verilmesine karşın, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ilk paragrafında davalı yerine davacının kanuni rehin ve hapis hakkının ilişkin bulunduğu alacak miktarını içeren geçerli ve kesin bir banka teminat mektubunun sunulması halinde gemi yükü üzerine konulan kanuni rehin ve hapis hakkının kaldırılarak teminat mektubu üzerine kaydırılmasına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması (tesvişi) ve böylece infazda duraksamalara meydan verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000.- lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy