(1086 S. K. m. 91) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.1999 tarih ve 1997/82-1999/1382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.1.2001 günde davalı avukatı Ayla Doğan geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının dava dışı şirkete kullandırdığı kredinin kefili sıfatıyla müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alarak işyerindeki mallarının haczedilip, telefonunun görüşmeye kapatıldığını, açılan dava sonunda müvekkilinin borçlu olmadığının saptandığını ileri sürerek, haksız ihtiyati haciz uygulaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yasal hakkını kullandığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, istemin fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının borçlusu ve kefili olmadığı kredi sözleşmesinden doğan alacağı için gerekli önlemleri almadan, davacı hakkında ihtiyati haciz kararı uygulatarak malların haczinin hukuka aykırı olduğu, davacıyı borcunu ödemeyen kişi durumunda gösteren ve kişilik haklarını ihlal eden bir davranış olduğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava tarihi itibariyle hükmolunan tazminatın makul miktarda saptanmış bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 16.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy