(818 S. K. m. 60) (556 S. KHK m. 61/A)
Mayo Foundation For Medical Education and Research ile Hürriyet Holding A.Ş., Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.11.1998 gün ve 1996/989 - 1998/2037 sayılı kararı bozan Daire'nin 2.5.2000 gün ve 2000/417-3789 sayılı kararı aleyhinde davacı ve davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ABD uyruklu müvekkilinin tıbbi araştırma ve yayınlarıyla ünlü bir kuruluş olup, yayınları arasında ailelerin temel başvuru kitabı Family Health Book, isimli aile sağlık kitabının da bulunduğunu, davacının Mayo Clinic, Maya ve Mayo ibaresi ve şekilden oluşan tescilli markaları olup bunların Türkiye'de de tescil edilmiş bulunduğunu, davalıların sahip ve basımcısı bulundukları Hürriyet Gazetesi'nin Ekim 1994 ile Ocak 1995 tarihleri arasında anılan Aile Sağlık Kitabı adli eseri üçe bölüp Mayo Clinic markasını da aynen kullanarak izinsiz yayınlamak suretiyle marka ve telif haklarına tecavüz edip aynı zamanda haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, haksız tecavüz ve rekabetin tespit ve men'i ile 100.000 USD doları tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Hürriyet Holding A.Ş.'nin pasif dava ehliyeti olmadığını, zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğunu davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğunu kanıtlaması gerektiğini hukuka aykırı bir eylemleri olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine dairemizce davalı Holding A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin sair itirazları red olunmuş yerel mahkeme kararı davacı vekilinin açılan ceza davası sebebiyle uzamış zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi yönünden davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bozma kararındaki maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, eski iddialarını ve uzamış zamanaşımı savunmasının yasal dayanağı olmadığını savunarak karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1 - Davacı vekilinin bozma kararındaki daktilo hatasının (tashihi) düzeltilmesi isteminin kabulü ile 25.2.2000 tarih ve 2000/417 -3789 sayılı bozma kararımızın 2.nci sahife 2 nolu bendin 5. satırında yazılı (bir) kelimesinin (beş) olarak düzeltilmesi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin karar düzeltme istemine gelince, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin müvekkilin Hürriyet Holding'in pasif dava ehliyetine ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekili, karar düzeltme dilekçesinde davalı tüzel kişilikler açısından uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanmasının yasal olmadığını yargı kararlarına da aykırı olduğunu ileri sürmüş, olay tarihinde henüz yürürlüğe girmemiş bulunan 556 sayılı KHK' nın 61/A maddesinin bu yöndeki bozmaya gerekçe yapılamayacağını savunmuştur.
Dava konusu eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği ihtilaf konusu olmayıp itiraz davalı tüzel kişiler hakkında uzamış ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı konusuna ilişkin bulunmaktadır. Davalılar vekilince ibraz edilen 4. Hukuk Dairesine ait yargı kararlarında BK.nun 60.md. f.2' de öngörülen uzamış ceza zamanaşımının çalıştıran, (istihdam eden) durumunda bulunan tüzel kişiye uygulanamayacağı hususu kabul edilmiştir. Olayımızda eylemler davalı tüzel kişiliklerin organlarını oluşturan gerçek kişiler tarafından ika edilmiş olup, organların fiillerinden tüzel kişiler doğrudan doğruya mesul bulunmaktadırlar. Tüzel kişilerin organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süresi tüzel kişi aleyhine açılan tazminat davasında da uygulanır. Zira organların fiili tüzel kişileri doğrudan doğruya tazmin yükümlüsü yapar. Dairemizin yerleşik içtihatları bu yönde olup doktrinde de aynı görüş hakim bulunmaktadır. (Bkz. Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri, C 1 sahife 829) Bozma kararına da bilahare meriyete giren 535 sayılı KHK. nın 61/A. maddesindeki bu görüşü doğrulayan kuralın bozmaya gerekçe yapılması zamanlama yönünden yerinde olmamakla beraber, bu kuralın yukarıda açıklanan nedenlerle doğru, var olan ve öteden beri işleyen bir kural olması karşısında, davalı vekilinin bu itirazı da neticeye müessir görülmeyerek reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin maddi-daktilo-hatasının tashihi isteminin kabulü ile 25.2.2000 tarih 2000/417 -3 789 sayılı bozma kararımızın 2. sahife 2. nolu bendinin 5. satırının sonundaki (bir) kelimesinin (beş) olarak düzeltilmesine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken 4.240.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 15.000.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy