(6762 S. K. m.36) (4572 S. K. m.1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 11.8.2000 tarih ve 2000/918-2000/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İtiraz eden vekili, müvekkili birliğin genel kurulunun 22.6.1999 tarihinde gerçekleştirildiğini, 16.6.2000 tarihinde 4572 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiğini, anılan kanun ile personel yönetmeliği hazırlanması gerekliliği getirildiğini, personel yönetmeliği hazırlanması ve uygulanması için bir süre öngörülmediği, hiçbir koşula bağlanmadığı, genel kurulda Bakanlık temsilcisinin şerhi bulunmasına rağmen iptal edilmedikçe genel kurulun geçerli olduğunu, Ticaret Sicili'ne genel kurulda seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tescil ve ilanı için başvurulduğunu, diğer gündem maddelerinin tescilinin istenmediğini, Ticaret Sicili'nin talebin dışına çıkmak suretiyle gündemin 5. maddesini ayrık tutarak tescil yaptığını, bu işlemin usulsüz olduğunu, ticaret sicilinin yetkilerini aştığını beyanla Ticaret Sicili kararına itirazın kabulü ile genel kurulun tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, talebin itiraz mahiyetinde olup, evrak üzerinden inceleme yapılması gerektiği, 4572 sayılı Kanun'da intibak ile ilgili herhangi bir geçiş dönemi ve süreç konulmadığı, Ticaret Sicil memurunun yapmış olduğu işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile genel kurulun tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, Ticaret Sicil Memurluğu temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicili Memurluğu kararına itiraza ilişkindir.
Davacı vekili Türk Ticaret Kanunu'nun 36. maddesine göre Ticaret Sicil Memurluğunca verilen karara mahkeme nezdinde itiraz etmiş bulunmaktadır. Her ne kadar anılan maddede itirazın evrak üzerinden incelenebileceği hüküm altına alınmış ise de, bu hüküm itiraz dilekçesinin usulüne uygun olarak Ticaret Sicili'ne gönderilip cevabının beklenmesine ve bu aşamadan sonra itirazın evrak üzerinde incelenerek karar verilmesine engel değildir. O halde mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak Ticaret Sicili'ne itiraz dilekçesi gönderilmeksizin, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicili müdürlüğünün temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy