(3167 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.1.2000 tarih ve 1999/101-2000/40 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.11.2000 günde davalı avukatı İlker Peksezer geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka tarafından, gerçekte limitet şirket olarak mevcut olmamasına rağmen, dava dışı Gökay Aydınlatma İnşaat Malzemeleri adlı firmaya, Gökay Aydınlatma İnşaat Malzemeleri Taahhüt ve Pazarlama Tic. Ltd. Şirketi keşideci unvanını taşıyan çek koçanı düzenleyerek verildiğini, anılan firma yetkilisinin müvekkili ile yaptığı alışveriş sırasında bu çeklerden üç adedini keşide ettiğini; ancak çeklerin karşılıksız çıktığını ve böyle bir limitet şirketin mevcut olmadığını öğrendiklerini ve davalı bankanın gerekli basiret ve özeni göstermemesi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1.500.000.000 lirasının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hamil olarak bütün başvuru haklarını henüz kullanmadığı için müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini ve müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacının çeklerden biri hakkında, çek lehtarı olan Koçak Zengin'e müracaat yolların kullanmadan bankaya yönelik dava açmasının doğru olmadığı, diğer iki çek için ise keşideci dışında müracaat edilebilecek başka bir kimsenin bulunmadığı, keşideci olarak gözüken şirketin aslında mevcut olmadığı ve bankanın çek karnesi düzenleyip verirken ağır kusurlu davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000.000.000 lirasının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davalı, davacının da çeki keşide eden firmayı araştırmamak suretiyle basiretsiz davrandığını ve kusurlu olduğunu da savunmaktadır. Mahkemece, davacının da olayda müterafik kusurunun olup olmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy