(1163 S. K. m. 27) (818 S. K. m. 118) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.12.1999 tarih ve 1998/739 - 1999/831 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, iki ortaklık payı için hakkında ihraç kararları alındığını, oysa ortaklık aidat ödemelerinin kooperatif müteahhidi olması nedeniyle hak edişlerinden kesildiğini, müvekkilinin kooperatiften alacaklı olup, ihraçların haksız olduğunu ileri sürerek ihraca ilişkin 13.08.1998 ve 05.01.1999 tarihli yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davalara cevaplarında, davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü miktarın çekişmeli olup, halen Eskişehir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/397 Esas sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğünü, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının yapmış olduğu bir kısım ödemelerin hak edişlerden mahsup suretiyle yapıldığı, davacının hak ediş alacağını dava ettiği yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda davacının 25 milyar liradan fazla alacağının belirlendiği, bu alacağın kesinleşmemiş olmasının davacının davalıdan hiç alacaklı olmadığını göstermeyeceği, durumun bu yönde olmasına rağmen kooperatifçe ihtarnameler keşide edilerek davacı hakkında ihraç kararları alınmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle ihraç kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği ileri sürülen ortak hakkında alınan ihraç kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacının davalı kooperatife toplam 4 pay için ortaklığının bulunduğu buna karşın asıl ve birleşen davada 2 pay için davalı kooperatifçe alınan ihraç kararlarının iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçelerinde ihraç kararlarının değil bunların tebliğ tarihleri belirtilmek suretiyle iptal istemlerinde bulunulmuş ve mahkemece de karışıklığa yol açacak şekilde kararlarının 29.12.1998 ve 08.08.1998 tarihli oldukları ve 08.08.1998 günlü ihraç kararı dayanağı 2 nci ihtarnamenin (Eskişehir 4. Noterliği, 02.07.1998 tarih ve 28451 Yevmiye) 30 günlük süre tanıyıp, tebliğ tarihinin 04.07.1998 olması ve Temmuz ayının 31 gün çekmesi nedeniyle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesi uyarınca geçerli bir ihtarname sayılmasının mümkün olmamasına nazaran, davacı ortağın ihracı için gerekli temerrüt koşulunun oluşmaması nedeniyle mahkemece bu paya yönelik ihraç kararının iptaline karar verilmesi, tarih hususunda yapılan yanlışlığın mahallince düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden, HUMK. nun 438/9 ncu madde ve fıkrası uyarınca 08.08.1998 tarihli ihraç kararının iptaline ilişkin kararın değişik bu gerekçeyle onanması gerekmiştir.
2- İptali talep olunan 2 nci ihraç kararının 29.12.1998 tarihli olduğu ve mahkemece bu kararın tebliğ olunduğu 05.01.1999 tarihi esas alınarak yine karışıklığa yol açacak biçimde ihraç kararının iptaline karar verilmiştir. Mahkemece bu paya yönelik alınan ihraç kararı ve dayanağı ihtarnameler dosyaya getirtilip, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşme hükümleri çerçevesinde ihraç prosedürünün yerine getirilip getirilmediği saptanmadan ve mahsubunu talep ettiği ve taraflar arasında önceden uygulandığı anlaşılmakla artık BK. nun 118 nci maddesi uyarınca takas talebi olduğu anlaşılan istihkak alacağı iddiasının varlığı ve muaccel olup olmadığı saptanmadan varsayıma dayalı biçimde yazılı olduğu şekilde karar tesisi yanlış olmuş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 08.08.1998 tarihli ihraç kararının iptaline ilişkin hükmün onanmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 29.12.1998 tarihli ihraç kararının iptaline ilişkin kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy