(1163 S. K. m. 46)
Taraflar arasındaki davanın İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 6.6.2000 tarih ve 1998/1944-2000/577 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 23.1.2001 günde davacı avukatı H. H. Evin ile davalı Kop. Başkanı ile avukatı L. Özgür gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri, müvekkillerinin üyesi olduğu davalı kooperatifin 31.5.1998 tarihli genel kuruluna çağrının usulüne uygun yapılmadığını, azınlığın gündeme madde ekleme hakkının engellendiğini, gündemin 8. maddesinde gerekli nisap olmaksızın ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getiren bir karar alınarak Temmuz ayı aidatının 2.700.000.000. TL olarak belirlendiğini, bu kararın batıl olduğu gibi, aynı zamanda ödeme güçlüğü yaratması nedeniyle ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğuracağı ve önceki genel kurulları iptal eden mahkeme kararlarını hükümsüz kılmak amacını taşıdığından iyi niyet kurallarına da aykırı bulunduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, çağrının usulüne uygun olduğunu, azınlığın gündeme bazı hususların alınması isteklerini bildirimin, ana sözleşmede öngörülen noterle yapılması şekil şartına uygun olmadığını, 18.9.1996, 15.12.1996 ve 7.9.1997 tarihli genel kurullarda belirlenen aidatlara dair kararlar mahkeme kararlarıyla iptal edildiğinden, bütün üyelere bu paraların geri ödenmesi gerektiği, davacılardan üçünün bu döneme ait kısmi ödeme yaptıklarını, diğerlerinin ise hiç ödem yapmadığını, bu durumda inşaatların diğer üyelerin aidatlarıyla yürüdüğünü, faiziyle birlikte hesaplandığında normal ödeme yapanların o döneme ait ödediklerinin tutarının 2.600.000.000. TL tuttuğunu, bu üyelerin mahsup yapıldığında Temmuz 1998'de 100.000.000. TL ödeyeceklerini, hiç ödeme yapmayan davacıların ise 2.700.000.000. TL ödeyeceklerini ve diğer iddiaların da doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, genel kuruldaki kararların usulüne uygun olduğu, davacı iddialarının genel kurulda tek tek tartışıldığı, başkaca bir iptal nedeni yoksa çağrı ile genel kurul arasında 30 gün süre bulunması şartının ihlalinin tek başına iptal nedeni teşkil etmediği ve bilirkişi raporunun yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, kooperatif genel kurul toplantı gündemine madde eklenmek talebinin reddinin ve toplantıdaki kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve alınan kararların iptalleri istemine ilişkindir.
Azınlığın gündeme eklemek istediği maddelerin Kooperatifler Kanununun 46/3. maddesinde sınırlı olarak sayılan hususlardan olduğu kuşkusuzdur. Kooperatif yönetimince bu isteğin reddi gerekçesi olarak, azınlık isteğinin ana sözleşme hükmüne uygun şekilde noterlikçe yapılmamış olması gösterilmiştir. Oysa Kooperatifler Kanununun 46/2. maddesinde bildirimin yazılı olması yeterli görülmektedir. Ana sözleşmeye geçirilen bildirimin noterlikçe yaptırılması şartı, geçerlilik koşulu değil, olsa olsa ispat şartı olarak değerlendirilebilir. Söz konusu bildirimin davalı kooperatife anılan yasa maddesinde öngörülen şekilde yapıldığı anlaşıldığına göre, azınlığın bu isteğinin kabulü gerekirdi. Mahkemece açıklanan husus gözden kaçırılarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2) Öte yandan, davacılar kararların batıl olduğunun yanı sıra, iyi niyet kurallarına aykırı olduklarını da iddia etmişlerdir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, genel kurulda alınan, muhalefet şerhleri konularak iptalleri için dava açılan kararların iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı yolunda her hangi bir değerlendirme yer almamış, bu konudaki davacı iddiaları ve davalı savunmaları üzerinde durulmamıştır. Mahkemece, iptalleri istenen genel kurul kararlarının tek tek ve gerektiğinde kooperatif kayıtları da incelenmek suretiyle, iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadıklarının saptanması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle dahi davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 23.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy