(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.1998 tarih ve 1998/461 - 2000/529 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Salim ve Naziye vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Salim'in işleticisi, diğer davalıların sürücüsü ve maliki oldukları aracın lastiği patlayıp devrilmesi sonucu içinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, tedavisi için müvekkilinin yaptığı ilaç ve ulaşım gideri olarak şimdilik 300.000.000.- lira maddi ve 1.000.000.000.- lira manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Salim ve Naziye vekili, aracın geçici bir süre için satılmak üzere dava dışı Zeybel Limited Şirketine bırakıldığını, dolayısıyla müvekkili Salim Zeybel'e husumet düşmeyeceğini, davanın müvekkilleri yönüyle zamanaşımına uğradığını, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kaldı ki davacıya 185.000.000.- lira da yardım yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda davalı sürücünün ceza mahkemesi ilamına göre 3/8 oranında kusurlu olduğu, davanın ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı, 197.520.702.- lira maddi tazminat hesaplandığı, davacıya yapıldığı iddia edilen yardımın kanıtlanamadığı, davacının yardım almadığı yönünde yemin de ettiği, aracın davalılardan Naziye üzerine kayıtlı olduğu, kusur oranına ve ekonomik ve sosyal duruma göre, 300.000.000.- lira manevi tazminat takdir edildiği, davalıların kusur oranına göre 74.070.263.- lira maddi tazminattan sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Salim ve Naziye vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan işletici durumundaki Salim Zeybel'in, Zeybel otomotiv, ...Salim Zeybel ibareleri taşıyan bir kartvizit ile Zeybel Oto Galeri başlıklı bir takvim verdiğini ileri sürerek davanın malik ve sürücü durumundaki diğer davalılar yanında bu kişi aleyhine de gerçek kişi olarak dava açtığını açıklamış ve bu belgelerin fotokopilerini de ibraz etmiştir. Buna karşılık davalılardan Salim vekili de ticaret ünvanı bölümünde, Zeybel Otomotiv ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi yazılı bir vergi levhası fotokopisi ibraz ederek, savunmasında husumet itirazında bulunmuştur. Davacı vekili yargılama sırasında böyle bir şirketin mevcut olmadığını da iddia etmiş değildir. Davanın işletici sıfatıyla davalılardan Salim'e değil, sözü edilen limited şirket aleyhine açılması gerektiği genel hükümlere göre söylenebilirse de somut olayın özelliği gereği davacı vekilinin temsilde hataya düşürüldüğü sonucuna varılmak gerekir. Temsilde hata halinde dava husumetten hemen red edilmez, doğru hasma yöneltilmek üzere davacı tarafa süre verilerek ve sonucuna göre hareket edilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece; sözü edilen limited şirketi davaya dahil etmek üzere davacı vekiline süre verilmek, vekil dahili dava dilekçesi tebliğini sağladığı taktirde bu şirket aleyhine davaya devam edilmek, sonucuna göre bu şirket bakımından karar verilmek, dava sonuçta pasif husumete ehil olmayan davalılardan Salim bakımından red edilmek gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, davanın bu davalı bakımından da kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılardan Salim ve Naziye vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Salim ve Naziye vekilinin Salim yönüyle yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Salim yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle Salim ve Naziye yönüyle yapılan esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy