(2918 S. K. m. 98/1, 99/1) (6762 S. K. m. 1292, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.5.2000 tarih ve 1999/558 - 2000/239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve davacı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücü ve trafik zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurlu çarpması sonucu olunan 455.000.000.- lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 14.12.1998 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın kanıtlanması halinde poliçe limiti kadar ödeme yapabildiklerini beyan etmiştir.
Diğer davalı, duruşmada kusursuz olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, 455.000.000.- lira hasar meydana geldiği gerekçesiyle, bu miktarın 14.12.1998 ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan sigorta vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı sigorta vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ZMSS genel şartlarının 12. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü olup, bu sürenin sonunda ödenmeme halinde temerrüt gerçekleşmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı taraf davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunmuş olup, ihtarın tebliğine ilişkin dosyada bir belge bulunmakta ise de tarihi tam olarak okunamamaktadır. Bu durumda, ihtarın hangi tarihte tebliğ edildiği araştırılarak, tebliğ tarihine 8 iş günü ilavesi ile bulunacak tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekmekte ise de, davalı sigorta vekili temyizinde tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürdüğünden, faizin başlangıcı için daha aleyhe bir tarih ile müvekkilini bağladığı kabul edilerek, tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik sıfatı bulunan davalar bakımından uygulanma yeri olan ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı sigorta vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına (BOZULMASINA), 8.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy