(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 24.4.2000 tarih ve 1999/484-2000/451 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 30.1.2001 günde davacı avukatı Çiğdem Çiçekçi ile davalı avukatı M. Alper Çelebi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki factoring sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin dava dışı Time Fashion şirketine sattığı mallara dair iki adet fatura bedelini davalıya temlik ettiğini; ancak davalının kötü niyetle ayıp bildiriminin arkasına sığınarak ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek, 94.001,35 ABD Dolarının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yurt dışındaki alıcı şirketin, malların tesliminden sonra yaptırdığı inceleme sonucu malların ayıplı çıktığını bildirerek ve bu iddiasını belgeleyerek ödeme yapmadığını, bu durumda temlik anında mevcut bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin 6.1. maddesinde öngörülen türde borçlunun aczi hali söz konusu olmadığından, aynı sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca müvekkilinin garantisinin ortadan kalktığını ve 19. madde gereğince sözleşmeyi feshettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, sözleşmenin 5. maddesinde emtianın her türlü ayıptan ari olduğunun davacı tarafından taahhüt edildiği, yurt dışındaki alıcının yaptırdığı incelemeler sonucu mallarda gizli ayıpların ortaya çıktığının anlaşıldığı, alıcının ödeme güçlüğüne düştüğüne dair bir iddia ve delil bulunmadığı ve sözleşmenin 6.1 ve 6.3. maddeleri uyarınca sözleşmeden doğan borcun istenebilir hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 01.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy