(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 4.7.2000 tarih ve 1999/349-2000/713 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 20.1.2001 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 10.2.1995 tarihinde ortaklığının kabul edildiği davalı kooperatifçe 31.12.1997 tarihinde inşaatın bitirilerek konutun teslim edileceği taahhüt edildiği halde inşaata yeni başlandığını, kur'a sonucu müvekkiline isabet eden dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, ödenen aidat toplamı 1.965.000.000 TL ile dairenin zamanında teslim edilmemesinden dolayı yoksun kalınan kira geliri ve maliyet farkından oluşan 4.535.000.000 TL olarak zarar toplamı 6.500.000.000 TL nın 31.12.1997 tarihinden itibaren yasal temerrüt faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, celbedilen kooperatif kayıtlarına, sunulan kanıtlara, yapılan keşfe ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının aidat olarak ödediği 1.965.000.000 TL ile inşaatın maliyet bedeli ile piyasa rayiç değeri arasındaki fark olan 1.038.134.500 TL zararını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.003.134.500 TL'nin 31.12.1997 tarihinden itibaren yasal temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, hükümden sonra tayin edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifçe yaptırılan konutun geç teslim edildiği iddiası ile davacı ortağın açtığı aidat bedellerinin iadesi ve geç teslimden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, konutların 31.12.1997 tarihinde teslimi gerekirken teslim edilmediği sonucuna varılarak, davacı ortağın yaptığı tüm aidat ödemelerinin iadesine ve konutlardan her birinin dava tarihindeki maliyet bedeli ile rayici arasındaki farkın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Her şeyden önce, kooperatif ortaklığı devam eden davacının ödediği aidat ve diğer davalı haklarını talep etmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesine göre mümkün olmadığından, kooperatif ortağı davacının bu isteminin kabulü yasaya aykırı bir karar olduğundan bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacı tarafça davalı kooperatifin yaptırdığı konutların kesin bir tarihte tesliminin taahhüt edildiğine ilişkin geçerli bir genel kurul kararı veya sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, diğer talep kaleminin dahi reddi gerekirken, davacı vekilinin bu talebinin dayandırdığı olgulardan tamamen farklı olarak konutun dava tarihindeki inşaat maliyet bedeli ile piyasa değeri arasındaki farktan bahisle davacı tarafça ileri sürülmeyen bir zarar kalemi yaratılarak hüküm altına alınması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 30.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy