(818 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 09.05.2000 tarih ve 1999/227-2000/446 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 30.01.2001 günde davalı avukatı F. A. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya devredilen A. Bankası ile müvekkili arasındaki sözleşme uyarınca 7 yıl boyunca her ay 100 DM ödeyen müvekkiline bağlanan aylık ödemelerin günün ekonomik koşullan karşısında çok düşük kaldığını ileri sürerek, 85.000.000 lira olarak tespit ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı nedenlerle açtığı ilk davada aylık gelirin 25.000.000 liraya yükseltildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, derdest dava olduğu için davanın dinlenemeyeceğini, sözleşmeye bağlılık ilkesine göre talebin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, sisteme katılış tarihi itibariyle davacıya ödenmesi taahhüt edilen yabancı para karşılığının talep edilebileceği, her ne kadar davacı, 14.04.1997 tarihinde açtığı ilk davada aylık gelirin 25.000.000 liraya çıkarılmasını talep etmiş ve o dava görülmekte ise de, bu davanın 22.02.1999 tarihi itibariyle aylık gelirin yükseltilmesi istemine ilişkin olup, bu itibarla davanın konularının farklı olduğundan derdestlik itirazının yersiz olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, aylık gelirin dava tarihinden itibaren 68.459.971 lira olarak tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk alanında düzenlenen Ömür Boyu Aylık Gelir Sözleşmesi ile davacıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması isteminden kaynaklanmaktadır.
Sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sistemlerinde, sözleşmeye aynen uyulması (Pacta Sund Servanda) ilkesi hakim olup, ancak, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan durum ve koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulmuş olması gibi genel ve objektif koşulların gerçekleşmiş olması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile (Clausula Rebus Sic Stantibus) sözleşmenin yeni koşullara uydurulması imkanı doğabilecektir.
Dava konusu olayda ise, davacı tarafından taraflar arasındaki anılan sözleşmenin uyarlanması için daha önce dava açıldığı ve bu ikinci uyarlama davasının açıldığı tarihte o davanın henüz derdest olup, sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Önceki davanın kabulü halinde taraflar arasındaki sözleşmenin bir kısım hükümleri değişmiş olacak ve yeni hükümler bakımından yine yukarıda değinilen koşulların gerçekleşmiş olması halinde ancak yeni bir uyarlama davası açılabilecektir. Oysa bu davanın açılış tarihinde önceki davanın henüz sonuçlanmamış ve derdest olduğu, diğer bir deyişle henüz uyarlamanın yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. İlk uyarlama davası kesinleşmeden sonraki dönem için yeni bir uyarlama davasının dinlenmesi mümkün değildir.
Zira uyarlanması istenilen sözleşmenin yeni hükümleri dahi belirlenmiş değildir. Bu durumda, ikinci kez açılan uyarlama davasının koşullarının oluştuğundan da söz edilemez. O halde, mahkemece koşulları oluşmayan bu davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, duruşmada vekil ile temsil olunan davalı yararına takdir olunan 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 01.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy