(6762 S. K. m. 1301)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 11. Hukuk Mahkemesince verilen 25.05.2000 tarih ve 1999/972 2000/405 sayılı kararınca incelenmesi davalı Ü... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu ve diğer davalının sevk ve idaresi altında iken karıştığı trafik kazası neticesinde hasarlandığını, buna rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, (750.000.000.-) lira tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davaya cevap süresinden sonra vermiş olduğu 05.04.2000 tarihli cevap dilekçesinde, sigortalı aracın menfaat sahibinin değişmiş olması nedeniyle Poliçe Genel Şartlarının C.5 maddesi uyarınca ödeme yapılmadığını, araçta oluşan değer kaybı ve ulaşım giderleri gibi taleplerin teminat dışı bulunduğunu, KDV talebinin yasal olmadığını, ödenmeyen (44.073.000.-) lira bakiye primin tazminattan takas ve mahsubunun gerektiğini davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının kaza tarihi itibarıyla aracın kayden maliki bulunduğu, aracı haricen satın alan N... isimli kişinin sigortaya yaptığı başvurunun araç maliki olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davalı sigortanın tutumunun iyiniyetle bağdaşmadığı gerekçeleriyle, (605.200.000.-) lira hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, sigorta poliçesinde ayrıca belirtilmiş olmadıkça, araçta oluşan değer kaybı ve ikame araç kiralama bedeli, kasko sigorta teminatı kapsamında bulunmamaktadır. Davaya konu poliçede de bu hususta bir kaydın yer almadığı dikkate alınarak bu tip zararlardan davalı sigortacının sorumlu tutulmaması gerekirken, diğer davalı ile birlikte bu kalem zararlardan dahi sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3- Davalı sigortacının, sigorta priminin ödenmeyen bölümü için yapmış olduğu takas-mahsup defi hakkında olumlu, olumsuz bir karar verilmemiş olması da yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy