(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 27.12.1999 tarih ve 1998/921-1999/1119 sayılı kararınca incelenmesi davalı Şark Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları, müvekkili şirkete kasko sigortalı, araca çarpması sonucu oluşan 301.679.000 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek bu miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, davalılardan Mehmet hakkındaki davayı atiye bırakmıştır.
Davalı sigorta vekili, aynı olayda hasar gören dava dışı iki araçtan birinin sigorta şirketinin müvekkiline başvurduğunu, dolayısıyla garameten hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya kasko sigortalı araca düşen 48.615.198 TL tazminatın, ibraname imzaladığı takdirde davacıya ödeneceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, 326.900.000 TL hasar meydana geldiği, davalı Mehmet hakkındaki davalının atiye terkedildiği gerekçeleriyle bu davalı hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, diğer davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına göre, aynı kazada davacıya kaskolu araçtan başka hasar gören dava dışı iki araçtan biri olan 34 ... 77 plakalı aracın kasko şirketi, davalılardan sigortaya 2918 sayılı KTK.nun 96. maddesi uyarınca iki yıl içinde başvurmuş ise de davalı sigorta vekili ne savunmasında, ne de iki yıl geçtikten sonra biten yargılama sırasında ve dahi temyiz dilekçesinde hasar gören dava dışı diğer 34 ... 36 plakalı araç ile ilgili bir başvurudan bahsetmemiştir. Davalı sigorta vekili, savunmasında toplam üç araç üzerinden garemeten paylaşım hesabı yaparak, davacıya kaskolu araç payına düşen 48.615.198 lirasını ibranamenin imzalanması karşılığında davacıya ödemeye hazır olduklarını beyan etmiş ve temyiz dilekçesine de imzalanmış ibraname fotokopisi eklemiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacıya kaskolu araç ile iki yıl içinde davalı sigortaya başvuran dava dışı araç hasarlarının toplamı tespit edilerek, celbedilecek zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limitini aştığı taktirde garemeten paylaşım hesabı bu iki araç bakımından yaptırılmak, temyize ekli ibranamenin davacı tarafça imzalandığı da anlaşıldığı taktirde ödenen miktarın karşılayıp karşılamamasına göre davanın reddine ya da hükmedilecek bakiye miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, savunma üzerinde durulmadan, eksik inceleme sonucu hükmedilen yazılı miktar üzerinden davalı sigortanın da sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre ise, ZMSS. Genel Şartlarının 12/4. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Ne var ki, ZMSS. poliçesi mahkemece, celbedilmemiştir. O halde poliçe celbedilerek, hükmolunan tazminatın limiti aşıp aşmadığına bakılmak, aştığı taktirde limitin tazminata olan oranı dahilinde davalı sigorta yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmak gerekirken, herhangi bir gerekçe ve tartışma da ortaya konmadan, eksik inceleme sonucu, davalı sigortanın diğer davalılar aleyhine hükmolunan yargılama gideri ve vekalet ücreti miktarı ile müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi de keza doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy