(1086 S. K. m. 440) (6762 S. K. m. 1235, 1236)
MHA İle eski adı H yeni adı HS Gemisi Kaptanı ve Donatanı Y Finansal Kiralama A.Ş arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.11.1999 gün ve 1999/341-813 sayılı karan bozan Daire'nin 25.5.2000 gün ve 2000/1031- 4603 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait gemide kaptanlık yapmaktan dolayı (14917) USD ücret alacağı doğduğunu ve bu alacağının ödenmediğini öne sürerek, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevabında, geminin finansal kiralama yoluyla dava dışı S Denizcilik Tur. AŞ'ye kiralandığını, husumetin bu şirkete yöneltilebileceğini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacının bahsettiği hizmetinden dolayı (14284) USD alacağı doğduğu, bu alacağın gemi alacaklısı hakkı verip, gemiyi takip eden imtiyazlı alacaklardan olduğu gerekçesiyle davanın yukarıdaki miktardan kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairece sair temyiz itirazları reddedilip, davanın finansal kiralama sonucunda geminin kiracı donatan olan S Denizcilik Tur. AŞ'ye karşı açılması gerektiğinden bahisle husumet yönünden bozulmuştur.
Bu defa, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Gemi alacaklısı hakkı ve bunun sağladığı kanunî rehin hakkının borçlusu donatan olup, finansal kiralamada kiracı, donatan durumunda olduğundan, davanın, alacağın doğduğu iddia edilen dönemde geminin kiracı donatanı olan S AŞ'ye karşı açılması gerektiği kuşkusuzdur. Söz konusu alacak hakkının borçlusu olmayıp, alacaktan gemisi ile yani aynen mesul olan davalı finansal kiralama şirketine esasen husumet düşmezse de adı geçen davalının somut olayda gemi üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması ve bundan dolayı gerek davacı, gerekse üçüncü kişilerin olası zarar ve ziyanlarına karşılık olarak dosyaya davada istenen miktardaki kesin, teminat mektubunu ibraz etmekle husumeti benimsemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; somut olay itibariyle davalı finansal kiralama şirketine de husumetin düşeceği, ancak gerçek borç miktarının saptanmasının kiracı donatanın da davada taraf olmasını gerektirdiği gözetilerek, davacı tarafa, S AŞ'ye karşı iddiası doğrultusunda dava açma olanağı tanınıp açacağı dava bu dava ile birleştirilerek, yapılacak yargılama sonucunda varılacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Dairece mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, vazıh olduğu şekilde bozulmasının olaya uygun düşmediği sonucuna varıldığından, davacı vekilinin HUMK'un 440. maddesine uygun olan karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 25.5.2000 tarih ve 2000/1031-4603 sayılı bozma kararının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ve değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy