(1086 S. K. m. 78)
Dava: Onar Kırtasiye İmalat Dağıtım Pazl. Ltd.Şti. vs. ile Umur Bilgisayar Form Hassas Kağıt San.Tic.AŞ. arasındaki davadan dolayı Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.10.1998 gün ve 1997/363 - 1998/1186 sayılı kararı onayan Daire'nin 16.09.1999 gün ve 1999/1893 - 1999/6815 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Av.Teoman Seyithanoğlu'nun 30.11.1999 günlü ve Dairemizin 16.09.1999 tarih 1999/1893 - 6815 sayılı ilama yönelik karar düzeltme istemini içeren dilekçesi incelendi;
Davacı vekili, Av.Teoman Seyithanoğlu dilekçesinin 2.sahife 14 ve 15 satırında (galiba sadece bozulmuş olmak için, ceffelkalem bozulan kararı) aynı sahifenin 26 ve 27 nci satırında (Yargıtay kararı ise, bize göre, Bilirkişiler Kurulu Sh.2 raporunun ve mahkeme kararının parlaklığında kavruk kalmış bir metin olarak) aynı sahife 30 ncu satırda (şu anda ortada duran sonuç bize göre hüzün vericidir) 3 ncü sahife 7.satırda (bu Yargıtay kararı ile alınmış olması bize göre görevin kötüye kullanılışıdır.) aynı sahifenin 31.satırında (...... düşünülmeksizin birden ceffelkalem.....) şeklinde, iddia ve savunma ile ilgisi olmayan ve bunları aşan cümlelere yer verdiği görülmüştür.
Dairemiz, Anayasa ve Avukatlık Yasası'nın öngördüğü biçimde, savunmanın kutsallığı ve avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, avukatların mesleki faaliyetlerini geniş bir dokunulmazlık çerçevesi içinde yapmaları gerektiği inancı içerisindedir.
Ancak, avukatların da, karar makamında olan, Anayasa, Kanun'a ve Hukuk'a uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar veren hakimlerinde dürüst, bilgi yüklü, onur ve erdem sahibi kişiler olduklarını gözden uzak tutmamaları gerekir. Temsil ettikleri müvekkillerinin çıkarlarını savunurken karşı tarafın ve karar makamının onurunu kıracak davranışlardan sakınmaları mesleki etik kuralının da bir gereği olmalıdır. Güzel Türkçe'miz, hakareti içeren sözcüklerin dışında, savunmanın, başkasını incitmeyecek kelimelerle yapılmasını içeren güzel ve veciz sözcüklerle dolu olduğu bir gerçektir.
Bu nedenledir ki, anılan avukatın yukarıda alıntı yapılan cümlelerinin HUMK.nun 78/2 maddesi uyarınca, münasebetsiz ve savunmayla bir ilgisi olmadığı sonucuna varıldığından, anılan karar düzeltme dilekçesinin iadesine, yeniden tanzimi için kendisine 15 günlük süre verilmesine, bu süre içerisinde yeni dilekçe verilmediği takdirde karar düzeltme isteminden vazgeçmiş sayılacağının mahalli mahkemesince kendisine tebliğine, bu işlemlerin yapılması için dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın MAHALLİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 18.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy