(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mahkemesince verilen tarih ve sayılı kararınca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkili şirkete ait kablolara zarar verdiğini, hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, 113.074.024.-TL.nın 14.09.1998 olay tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu olay nedeniyle davacı tarafın 113.074.024.-TL zararı bulunduğu gerekçesiyle, 113.074.024.-TL.nın 14.09.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ... diğer davalı ... yönünden 113.074.024.-TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı sigorta vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıya ait kablolara verilen zararın giderimi isteminden ibarettir. Davacı tacir olup, TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasanın 2 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı sigorta vekilinin temyizine gelince; Davalı sigorta şirketi aleyhine diğer davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sıfatı ile dava açılmıştır. Davacı tarafından davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dayanak yapılan sigorta poliçesi, 15.12.1995-1996 dönemine ilişkin olup, 14.09.1998 olay tarihini kapsamamaktadır. Mahkemece olay tarihinde geçerli sigorta poliçesinin gerçek numarasını bildirmesi için davacı tarafa süre verilerek, bir örneği dosyaya celbedildikten sonra davalı sigortanın sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı sigorta vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy