(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Ziraat Bankası Evreşe Şb.Md. Mahkemesince verilen 26.04.2000 tarih ve 1994/291 2000/95 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin traktör satın alması nedeniyle davalıdan kredi aldığını, traktör acentasına da teminat senedi verdiğini, acentanın bankanın parayı ödememesi nedeniyle senedi takibe koyduğunu ve senedin ödendiğini, bankanın da Gelibolu İcra Müdürlüğünün 1994/369 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, kredi borcundan çok fazla miktarın talep edildiğini ileri sürerek müvekkilinin bankaya olan borcunun tespitine, faizlerin uyarlanmasına, bankaya borç yok ise ipoteklerin fekkine, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 30.09.1983 sözleşme tarihinden beri kredi borcunu ödemediğini, takibin yasal olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından bankanın uygulamasının yasal olduğu, icra takibinin işlemden kaldırıldığı, borcun tamamının ödendiği gerekçesiyle talebin konusu kalmadığından davanın reddi ile borç ödenmiş olduğundan bankaca konulan ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, Gelibolu İcra Müdürlüğünün1994/329 E. Sayılı dosyası ile hakkında yapılan icra takibine karşı menfi tespit davası açmıştır. Dava devam ederken davalı bankanın 29.06.1999 tarihli yazısında belirtildiği üzere borç ödendiğinden icra takibi 26.10.1998 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. Davacı bu nedenle 03.03.2000 tarihli dilekçesi ile davanın istirdat davası olarak görülmesini fazla ödeme varsa tespitini talep etmiştir. Gerçekten de, para icra takibi sırasında ödenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de rapor yeterli değildir. Zira; raporda davacının yaptığı ödemelerin miktarı ve bankaca yapılan uygulama denetime açık şekilde irdelenmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, yeniden uzman bilirkişilerden rapor alınarak davacının borç miktarı denetime elverişli şekilde tespit edilmeli fazla ödeme var ise, davacının 03.03.2000 tarihli dilekçesi uyarınca istirdat davası olarak davaya devam edilip sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy