(6762 S. K. m. 704)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 1.6.1999 tarih ve 1997/294 - 1999/167 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Yüksel I.'ın keşide ettiği 17.2.1997 tarih ve 410.000.000.- TL. bedelli çekin hamilinin müvekkili olduğunu, davacının zayi ettiği çekin davalı elinde olduğunu, davalının iyiniyetli olmadığını savunarak, çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek üzerinde davacı cirosu bulunmadığından hamil olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının, davacının da ortağı olduğu limited şirkette bir süre çalıştığı Mehmet K.'na verdiği borç para karşılığı şirket muhasebecisinin davalıya iki adet çek verdiği, ilk çek bedelini alan davalının tedbir nedeniyle 2 nci çek bedelini alamadığı, davalı hakkında şikayet üzerine Cumhuriyet Savcılığı'nın takipsizlik kararı verdiği, keşidecinin Yüksel I. olup davacının sıfatının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hamilin rızası hilafına elinden çıktığı iddia edilen çekin TTK.nun 704 ncü maddesi uyarınca istirdadına ilişkindir. TTK.nun 704 ncü maddesine göre istirdat davasını, meşru hamil olduğunu iddia eden kişi açabilir. Davacı da, dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu iddia etmektedir. Ancak, hamil olduğu yönünde geçerli kanıt sunamayan davacı, çek elinde bulunan davalının ( hamil ), dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu da kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy