(CMR m. 23) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2000 tarih ve 1998/220 - 2000/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.02.2001 günde davacı avukatı M. Kutlu Sezen gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının onaltı ton pakmaya yükünün Irak'a taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, ancak davalının kusurlu taşıması nedeniyle yükün (1440) kg.lık bölümünün zayi olması nedeniyle müvekkilince dava dışı mal sahibine (5.750) USD ödendiğini, bu meblağın davalıdan tahsili için girişilen icra takibinin haksız itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, eksik teslim edilen malın (200) değil (20) koli ve talebin fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, icra takip dosyasına sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalının (16.000) kg. yükü eksik taşıdığı, taşımanın tabi bulunduğu CMR.nin 23/3 ncü maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk esaslarına göre istenebilecek tazminatın (991.472.500.) TL olduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın anılan miktar üzerinden iptaline ve icra-inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı fazla alınan 42.750.000. lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy