(6762 S. K. m. 1290) (Sağlık Sigortası Genel Şartları m. 5)
Dava: R. P. ile N. İ. Hayat Sigorta A.Ş. arasındaki davadan dolayı Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.1999 gün ve 1999/38 - 452 sayılı kararı onayan Dairenin 2.05.2000 gün ve 2000/433-3774 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.1998 ile 01.01.1999 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine hastalık sigorta poliçesi ile sigortalı iken, geçirdiği açık kalp ameliyatı sebebiyle yaptığı tedavi gideri toplamı 18.811.489.460 liranın vaki ihtara rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek anılan meblağın hükmen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigortacı vekili, davacı tarafından sözleşmenin kurulması sırasında mevcut ve beyan edilmemiş hastalık sebebiyle yapılan operasyon masraflarının kapsam dışında kaldığını, poliçenin doğru beyan görevine aykırı davranış nedeni ile feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının sigorta poliçe tanziminden evvel hastalığını bildiğinin kanıtlanamadığı, davalının cayma hakkını da süresinde kullanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce tüm temyiz itirazları ret olunarak, yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı vekili eski savunmalarını ve temyiz itirazlarını tekrarlayarak, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı sigortalının, davalı sigorta şirketi aleyhine ikame ettiği sigorta tazminatı istemine ilişkin davası, mahkemece Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğinin kanıtlanamadığı, böylece de rizikonun sigorta kapsamında kaldığı, ayrıca da sigortacının fesih hakkını süresinde kullanmadığı gerekçesi ile kabul edilmiş. Karar bu kabul şekli ile Dairemizce onanmıştır.
Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesini iptal ederken davacı sigortalının Hastalık Sigortası Genel Şartlarının 5. maddesindeki sözleşme yapılırken beyan yükümlüğüne aykırı hareket ettiğini, kendisinde evvelce mevcut ve bildiği hastalığını gizlediğini gerekçe göstermiş ise de, davalının bu iddiası kanıtlanamadığı gibi, aksine davacının hastalığını bilmediği, kasti bir gizleme mevcut olmadığı bu suretle de, rizikonun sigorta kapsamında kaldığı belirlenmiş bulunduğuna bununda davanın kabulü için yeterli olduğuna göre davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesini fesih hakkını süresi içinde kullandığını da iddia etmiştir. Gerçekten Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 5. maddesindeki Cayma ve fesih hakkı süresinde kullanılmadığı takdirde düşer şeklindeki (hakkın kullanılmasından) bahseden özel düzenlemeye ve Dairemizin istikrar kazanan içtihatlarına göre, fesih ve cayma hakkının kullanılmasında, kullanma iradesinin süresinde ortaya konulması yeterli olup, bunun aynı süre içerisinde karşı tarafa ulaşmış olmasının gerekli olmadığı kabul edilmiş bulunmaktadır. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere riziko, sigorta kapsamı içinde kalmış ve fesih şartı oluşmamış bulunduğundan, fesih hakkının süresinde kullanılmış olması sonuca etkili olmayacağından bu husus karar düzeltme ve dolayısıyla bozma sebebi yapılmayarak davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken 4.240.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 15.000.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 24.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy