(1086 S. K. m. 236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.7.2000 tarih ve 2000/164-400 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işiyle uğraştığını, davalı şirkete Gülşehir-Niğde arası kum taşıdığını ve bu işle ilgili olarak fatura kestiğini, taşıma bedelinden 360.000.000 TL'lık kısmın davalıca ödenmediğini ileri sürerek, 360.000.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın kendilerine taşıma yaptığını, ancak kestiği fatura bedelinin tamamının kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde, 30.8.1999 tarihli 360.000.000 TL bedelli müstakil bir fatura bulunmadığı, 533.617.644 TL bedelli bir faturanın mevcut olup, buna benzer düzenlenen diğer faturalarda davacının imzasının olduğu, ancak faturanın bir bölümünün ödenip bir bölümünün ödenmediğine dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığı ve tarafların ticari defterlerine göre faturanın ödenmiş gözüktüğünün belirlendiği gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı taraf ödeme savunmasında bulunduğuna göre, kanıt yükü davalıya aittir. Ancak, davalı bu hususta belge ibraz etmemiş ve ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporundan davalının yevmiye davacının da, işletme defteri olduğu anlaşılmıştır. VUK ve Dairemiz uygulamasına göre, yevmiye defterinin açılış kapanış, işletme defterinin ise kapanış Noter tasdiki şarttır. Aksi halde ibraz eden lehine delil vasfı taşımayacaktır. Bu durumda öncelikle bu hususların araştırılması gerekir.
Öte yandan, ticari defterler usulüne uygun tutulmuş olsa bile, defterde ödeme kaydının bulunması ödemeyi kanıtlamaya yeterli değildir. Bu hususun evrakı müsbite (makbuz v.s) ile kanıtlanması zorunludur. Mahkemece, bu hususlar göz önünde bulundurulmadan davalının defterindeki ödeme kaydına dayanarak davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy