(1086 S. K. m. 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2001 tarih ve 2001/3-2001/631 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.02.2002 günde davacı avukatları Emin Görol ve Meral Müren ile davalı avukatı Safiye Aytekin Pehlivan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı SAIMP SPA'dan olan 500.000.000 İtalyan Lireti alacağı için dava açıp ihtiyati tedbir kararı aldığını, borçlunun dava dışı TOFAŞ'dan alacağı üzerine tedbir uygulanmak istenildiğini, ancak, TOFAŞ'ın parayı davalı bankanın Harbiye Şubesine yatırdığını bildirmesi üzerine tedbirin bu defa davalı banka nezdinde uygulandığını, dava sonunda verilen karar kesinleştiği halde davalının bu kararı gereksiz yere temyiz ederek ödemeyi geciktirdiğini, bu nedenle müvekkilinin 185.260.274-İtalyan Lireti faiz alacağı doğduğunu ileri sürerek, bu meblağın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumetin asıl takip borçlusuna yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili bankaya yatan paranın borçluya ait olmaması nedeniyle itirazın haklı olduğunu, temyiz ile kararın bozulduğunu, müvekkilinin taraf olmadığı dava sonunda verilen kararda faizi ile ilgili hüküm bulunmadığını, asıl alacağın ihtirazı kayıt ile alındığından faiz de istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davacının dava dışı SAİMP'ten alacağı için dava açılıp, davalı banka nezdindeki parası üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, yargılama sonunda davanın kabul edildiği ve kesinleştiği, davalının uyarıya rağmen uhdesindeki 500.000.000 İtalyan Lireti'ni geç ödemiş olup, bu süredeki faizden sorumlu olduğu ancak, faize faiz istenemeyeceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 137.986.11 İtalyan Lireti'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, yargılamanın bitiminde kurulan kısa kararda, "davanın kısmen kabulüne, %7 oranını aşmamak kaydıyla kamu bankaların dövize uygulandıkları bir yıllık azami faiz üzerinden temerrüt faiz yürütülmesine" karar verildiği halde, sonradan yazılan gerekçeli kararda, dava konusu alacak faiz alacağı olduğu için temerrüt faiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
TC. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesinin benimsemiş olup, bunun anlamı yargılamanın açık yürütülmesi, kurulan kısa kararda hüküm altına alınan hususların açıkça yazılması ve sonradan yazılan gerekçeli kararın da, önceki kısa karara uygun olmasıdır. Aksi halde yargılamanın aleniyeti ilkesine uyulmamış ve yargı kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Bu şekilde verilen bir kısa kararın, HUMK'nun 381. ve 388. maddesi anlamında bir kısa karar tefhimi olarak da kabulü mümkün değildir.
2-Bu durumda mahkeme, malum Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı doğrultusunda, HUMK'nun 381-388. maddelerine uygun ve önceki kısa karar ile bağlı kalmaksızın ancak, aradaki mübayeneti giderecek şekilde bir karar verilmesi için kararın tarafların yararına BOZULMASINA karar verilmiştir.
3-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, tarafların yararına takdir edilen 250.000.000-lira vekillik ücretinin yek bir taraftan alınarak yek diğer tarafa verilmesine,ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy