(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.7.2001 tarih ve 2000/830-2001/441 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 247.443.000-lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, %75 kusur oranına isabet eden 185.582.250-liranın tahsili için başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, takibin 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra başlatıldığını savunarak, davanın bu nedenle reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve davacı-alacaklı vekili, davalı-borçlu sigorta vekilinin takibe itiraz dilekçesini 13.12.1999 tarihinde icra müdürlüğüne geldiğinde ilk defa öğrenmiş olup, İİK.nun 67/1. maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamasına ve bu süre içinde 13.12.2000 tarihinde de işbu itirazın iptali davasının açılmış bulunmasına göre, mümeyyiz davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kasko sigortanın TTK. nun 1301. maddesi uyarınca başlattığı takibe itirazın iptali davasıdır.
Mümeyyiz davalı sigorta vekili,takip tarihi itibariyle, 2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinde yazılı 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davanın açıldığını yargılama sırasında savunduğu halde,mahkemece bu def`i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden,bu davalı bakımından da esasa ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay`ın 17.1.1972 gün ve E.1970/2, K.1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda değinilen yasa ve BK hükümleri somut olay bakımından değerlendirilerek, mümeyyiz davalı şirket vekilinin zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılardan sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy