(818 S. K. m. 41) (6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.5.2001 tarih ve 2000/55-2001/297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın 8/8 kusurlu olarak çarpması ile 1.606.000.000.TL.maddi ve 600.000.000.TL. kazanç kaybı zararı meydana geldiğini ileri sürerek, 2.206.000.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçenin kayıtlarında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün 8/8 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesini faks ile göndermiş olduğu, neticelerine katlanması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.639.600.000.TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi 13.10.2000 havale tarihli dilekçesi ile, poliçelerinin iptal edilmiş olduğunu, dosyaya ibraz edilen fotokopinin sigortalıya gönderilen faks metni olduğunu, poliçe aslı ve sigorta pulunun kendilerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesini düzenlemiş olduğunu ispat yükü ilke olarak poliçenin varlığını iddia eden davacıda olup, davacı bu iddiasını ispatlamak zorundadır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta poliçesinin sigortalı ile gerçekleşen iç ilişki nedeniyle iptal edilmiş olduğu davalı sigorta şirketi tarafından savunulmuş olmakla ispat yükü ters dönmüş olup, davalı sigorta şirketine bu savunmasını kanıtlaması amacıyla imkan verilmek ve geçerli bir poliçenin varlığı halinde sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bunun yanında, trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi bakımından temerrüdün kaza tarihinde oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş günü içinde olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümler esasen Türk Ticaret Kanununun 1299.maddesinin tekrarı niteliğindedir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacının, davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tespiti ile davadan önce ihbar var ise yukarıda açıklandığı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde davalı sigorta şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faiz tatbiki gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinin, kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.,
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy