(6762 S. K. m. 1273)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.6.2001 tarih ve 1999/574-2001/340 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Mustafa Kara tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.3.2002 günde davalılardan Mustafa Kara avukatı Halit Arslan gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Mustafa Kara'ya ait aracın müvekkili şirkete zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, diğer davalının sevk ve idaresinde iken karıştığı kaza sonucu zarar gören 3.kişiye ( 1.500.000.000 ) lira maddi destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ancak sonradan sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, ( 1.500.000.000 ) liranın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Kara vekili, müvekkilinin kazadan çok önce sigortalı aracı diğer davalıya satış protokolü ile sattığını bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün 8/8 oranında kusurlu bulunduğu ve davacının 3.kişilere ödediği meblağı rücuen istemekte haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mustafa Kara vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, müvekkiline zorunlu trafik poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu kaza nedeniyle zarar gören 3.kişilere ödeme yaptıklarını ancak, kaza sırasında sürücünün alkollü olduklarını öğrendiklerini ileri sürerek, ödemiş oldukları sigorta bedelinin davalılardan tahsili isteminde bulunmuş, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün 8/8 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "sigortanın kapsamı"nı belirleyen 1/1 nci maddesi hükmünde, "sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği" öngörülmüş olup, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun teminat altına alındığının anlaşıldığı gibi, yine anılan genel şartların "sigortacının işletene rücu hakkı"nı düzenleyen 4 üncü maddesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde sigorta ettirene rücu hakkı olduğu belirtilmemiş olmasına göre, sırf sürücünün tam kusurlu olduğu ölçüt alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin davalı Mustafa Kara olduğu anlaşılıyor ise de, aracı sigorta ettirenin dava dışı Turhan Tonbuş olduğu tespit edilmiştir. Poliçe genel şartlarının 4/2 nci maddesinde "ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir" hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan kişiye karşı açabilecektir. Oysa, davalı Mustafa Kara sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı da değildir. Bu durumda mahkemece davalı Mustafa Kara hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) no'lu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davalı Mustafa Kara yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Mustafa Kara'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 5.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy