(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 257, 258)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.9.1999 tarih ve 1999/821-2001/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki 10 yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak kiraladığı oteli kullanmaya başladıktan bir süre sonra kalorifer kazanın yenilemek zorunda kaldığını ve yangın merdiveni yaptırdığını ileri sürerek 1.518.230.000-liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının oteli gezip görerek ve uzun süreli olarak kiraladığını, 3 sene sonra kalorifer kazanın bozuk olduğunun ileri sürülmeyeceğini, sözleşme hükümlerine göre tadilat bedellerini davacının ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, açtığı karşılık davasında ise; taraflar arasındaki anlaşmaya göre stopajın yarısını kiracının yatırması gerektiğini, davacının bunları yatırmadığını belirterek, 700.000.000-liranın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kalorifer için talepte bulunmayacağı, yangın merdiveni için alacaklı olduğu, stopajların Gelir Vergisi Kanunu ve 6570 sayılı kanun gereğince mal sahibi tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı (karşı davacı) vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece, hükme esas alınan birikişi raporunda stopaj ve fondan kiracının sorumlu tutulamayacağı belirtilmişse de, Gelir Vergisi Kanunu ile 6570 sayılı kanunun bu konuya ilişkin anılan hükümleri kamu düzeni ile ilgili olmayıp aksinin kararlaştırılması mümkündür. Nitekim tarafların özgür iradesiyle oluşturulan kira sözleşmesinin 6. maddesinde de stopaj ve fonun her iki yan arasında eşit olarak paylaştırılacağı benimsenmiştir. Mahkemece, stopaj ve fonun sözleşme hükümlerine göre belirlenen yarısından davacı (karşı davalının) sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçeyle karşı davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının (karşı davalının) temyiz itirazlarına gelince, dava konusu edilen kalorifer kazanı kira sözleşmesinin 9. maddesinde demirbaş olarak gösterilmiştir. Mecurun tamamlayıcı parçası olan kalorifer kazanın ekonomik ömrünü tamamlayıp kullanılmaz duruma geldiği tespit raporundan anlaşılmaktadır. Kiracı mecurun kalorifer kazanını yenileyerek binanın ekonomik değerini artırdığına göre kiralayan yararına yapılan ve kira sözleşmesinin 8. maddesinde öngörülen "tadil ve ilave" niteliğinde olmayan bir masrafın kiracı tarafından talep edilmesinde de usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacı kiracının bu faydalı ve zorunlu masrafı talep edebileceği gözetilerek sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi de davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2 nolu bentte, davacı vekilinin de 3 nolu bentte gösterilen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy