(1163 S. K. m. 27) (7201 s. . m. 25)
Taraflar arasında görülen davada Göksun Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.4.2001 tarih ve 2000/172-2001/75 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortağı iken parasal edimleri yerine getirmediği gerekçesiyle ihraç edildiğini, ihraç kararının Kooperatifler Kanunu'nun 27 ve anasözleşmenin 14.maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 13.6.2000 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya borçlarını ödemesi için iki ihtar gönderildiği, ihtarların davacının eşine tebliğ edildiği, ihraç kararını da tebliğden önce öğrendiği, daha önce alınan ihraç kararının da parasal edimlerin yerine getirilmemesine dayandığı, davacının borcu gerek ilk ihraç kararına dayanak ihtarlara, gerekse davanın konusu olan ihtarlara rağmen ödenmediği, davacının iyiniyetli olmaması nedeniyle hukuken korunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının ihracına dayanak yapılan ihtarlar doğrudan davacının yurt dışındaki adresine taahhütlü mektup ile yollanmış ve ihraç kararı da aynı yöntemle tebliğ edilmeye çalışılmıştır.
Her ne kadar Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesinde ihtarların elden yada taahhütlü mektup ile ortağa ulaştırılması öngörülmüş ise de, anılan düzenleme yurt içinde ikamet eden ortaklara yönelik bir düzenleme olup, yurt dışında oturan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar Tebligat Kanunu'nun 25 ve Tüzüğün 36 ve devam eden maddelerinde belirlenen yöntem ile yapılması gerekmektedir. Davacıya anılan yasada öngörülen şekilde ihtarlar ve ihraç kararı tebliğ edilmediğine göre, ihraç kararı yasa ve anasözleşmeye aykırıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy